Zirvenin Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar'ın moderatörlüğünde gerçekleşen "Bankacılığın Geleceği" oturumunda, 2026'ya yönelik beklentiler değerlendirildi. Sektörün 2026'ya sağlam zeminde girdiğini ifade eden bankacılar, önümüzdeki yılın daha pozitif geçeceğini kaydetti. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Alpaslan Çakar, OVP'nin, üç yıllık bir yol haritası olarak sürdürülebilir büyüme, daha adil bir gelir dağılımı ve fiyat istikrarını temel aldığını belirterek, "Ana eksen; mali disiplin, dezenflasyon ve sürdürülebilir cari açık. Enflasyon düşüyor, faizler geriliyor, fiyatlama davranışları rasyonelleşiyor. Temel trend güçlüdür" dedi. Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, 2026'nın, Türkiye bankacılık sektörünün hem istikrarı koruyup hem de sermaye gücünü artırarak reel ekonomiyi desteklemeye devam ettiği bir yıl olacağını belirterek, "Dengeli para politikası, güçlü sermaye yapısı, selektif kredi yaklaşımı ve dijital dönüşümün sağladığı verimlilik, Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme patikasını güçlendirecek" diye konuştu. Akbank Genel Müdürü Kaan Gür de 2026'nın bu yıla göre çok daha olumlu tabloda geçeceğine işaret etti. 2026'da sektörün radarında dört kritik konunun olduğunu söyleyen Gür, "Enflasyonun seyri, faiz indirimlerinin devamı, kredi maliyetlerindeki gelişmeler ve verimlilik artışı" dedi.
YABANCILAR MEMNUN
QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan "2026, bankacılık sektörünün reel sektöre daha güçlü destek vereceği bir yıl olacak" dedi. Tan, konkordato sürecinin sistemik risk oluşturmadığını söyledi. Denizbank Genel Müdürü Recep Baştuğ da "Türk bankacılığı bence küresel sıralamada çok üstlerde. Yabancılar bugün Türkiye'den memnun; 2027'den sonra çok daha memnun olacaklar. Sektörümüz güçlü, uluslararası güven tam" ifadesini kullandı
