İlk bölümüyle büyük ses getiren A.B.İ., bu hafta yayımlanan 3. bölümüyle izleyiciyi adli bir soruşturma ile aile içi ihanetlerin tam ortasına bırakıyor. İzmir'den gelen Cerrah Doğan, bir yandan babasının hayata tutunması için mücadele ederken, diğer yandan 'katil zanlısı' olarak aranan kardeşi Melek'i korumaya çalışıyor. Savcılık makamının baskısı altında zor bir denge kuran Avukat Çağla'nın tesadüfen ulaştığı Tahir Hancıoğlu'nun vasiyeti ise malikanedeki tüm maskeleri düşürüyor. Sinan'ın mirastan mahrum bırakılıp her şeyin Doğan'a devredildiğinin ortaya çıkması, sadece bir miras kavgası değil, aynı zamanda karanlık bir komplonun da kapılarını aralıyor. Suçlamaların, saklanan sırların ve kan bağının sınandığı A.B.İ. yeni bölümü, ekran başındakilere ters köşe dolu anlar vaat ediyor. İşte A.B.İ. 3. bölüm fragmanı...
A.B.İ. 3. BÖLÜM FRAGMANI | TIKLA-İZLE
A.B.İ. TÜM BÖLÜMLER İÇİN TIKLAYIN

A.B.İ. GEÇEN BÖLÜMDE NELER OLDU?
Tahir Hancıoğlu'nun düğün gecesi yaşadığı saldırı, Hancıoğlu ailesini bir anda savcılık soruşturmasının ve kamuoyu baskısının içine çeker. Melek, babasını neşterle yaraladığı iddiasıyla aranan bir isim hâline gelirken zaman daralır; Melek'in ifade vermesi, hem aile içindeki dengeleri hem de soruşturmanın seyrini belirleyecek kritik bir eşiğe dönüşür.

Doğan, kardeşini aklamak ve gerçeğe ulaşmak için iz sürerken, Sinan'ın çizdiği tablo, Doğan için adım adım takip edilmesi gereken bir şüphe hattına dönüşür. Çağla ise savcılık cephesinde baskıyı yönetmeye çalışırken, hem Melek'in ifade vermesini sağlamak hem de dosyanın Behram'ın lehine kapanmasını engellemek için riskli bir denge kurar.

Hastanede Tahir'in durumu kritik seyrini korurken, aile içindeki gerilim giderek tırmanır. Melek'in izine yaklaşıldığı anda olaylar yeni bir boyut kazanır: Çağla, Sinan'ın aracında Tahir'in vasiyetine ulaşır ve Sinan'ın mirastan çıkarıldığını, her şeyin Doğan'a bırakıldığını öğrenir. Bu gerçek, zaten kırılgan olan dengeleri altüst eder; soruşturma sertleşir, Doğan ve ailesi aynı anda hem suçlama, hem sır hem de hesaplaşma kıskacına girer.
A.B.İ. DİZİSİ OYUNCU KADROSU
Kenan İmirzalıoğlu-Doğan👇
İzmir'de başarılı bir genel cerrah olan Doğan, Hancıoğlu ailesinin en yetenekli ama en istenmeyen çocuğudur. Babası Tahir'in baskısı ve geçmişte yaşadığı kırılmalar yüzünden aileden kopmuş, küçük sahil kasabasında sessiz bir hayat kurmuştur. Kardeşinin düğünü için yıllar sonra eve döndüğünde, kaçtığını sandığı tüm yaralarla ve ailenin gömdüğü sırlarla yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Afra Saraçoğlu-Çağla👇
Anne ve babasını genç yaşta kaybeden Çağla, hem geçim derdiyle hem de hasta ablasıyla tek başına mücadele eden idealist bir ceza avukatıdır. Adalete olan inadı, hayatın ona bıraktığı acılardan beslenir. Manevi abisi Behram'a duyduğu bağlılıkla Hancıoğlu Holding'de işe girmesi, onu hem karanlık bir ailenin içine hem de kendi kaderinin dönüm noktasına sürükleyecektir.

Asude Kalebek-Melek👇
Abisi Doğan'ın gözbebeği, evin en kırılgan çocuğu. Tıp okumakta olan Melek, babasının yıllardır süren baskısından ve tahakkümünden tükenmiş durumdadır. Doktorluk hayalleri elinden kayıp giderken tek umudu abisi Doğan'ın onu bu cehennemden çekip alması.

Sinan Tuzcu-Sinan👇
Hancıoğlu ailesinin en büyük oğlu. Küçüklüğünden beri hep Doğan'ın ve babası Tahir'in gölgesinde kalmıştır. Gözünü Hancıoğlu tahtına dikmiş olan Sinan, bu uğurda her şeyi feda edebilir.

Diren Polatoğulları-Behram👇
Geçmişinde büyük bir haksızlığa uğramış Behram, gözü dönmüş, tehlikeli ve intikamcıdır. Çağla'nın manevi abisidir. En büyük amacı, Hancıoğlu ailesini bitirmek olan Behram, bu uğurda her şeyi feda edebilir. En büyük zaafı, geçmişten beri saplantılı aşkı Mahinur'dur.

Tarık Pabuççuoğlu-Tahir👇
Otoriter, acımasız, geleneklerine körü körüne bağlı bir aile reisi. Çocuklarına sevgi yerine baskı ve korkuyla yaklaşmıştır. Sinan'ı küçüklüğünden beri ezen, Melek'in doktor olmasına izin vermeyen, Doğan'ı da evden uzaklaştıran temel kırılmanın kaynağıdır. Doğan'ın dönüşüyle Tahir'in yıllardır değiştirilmez sandığı düzeni ilk kez çatırdamaya başlayacaktır.

Tülay Bursa-Lamia👇
Ailede otoriter figürü olan Lamia Sultan, Tahir'in aksine Doğan'a karşı sevgi doludur. Ailesini bir arada tutmak için inancını ve geleneklerini kalkan olarak kullanır. Doğan'ı ailenin kaderini değiştirecek kişi olarak görmektedir.

Nihal Koldaş-Saadet👇
Tahir'in sert gölgesinde yaşamış, sessiz görünen ama çocuklarının kaderinde büyük etkisi olan bir annedir. İçten içe oğlunu özleyen ve vicdanıyla mücadele eden bir kadın.

Toprak Sağlam-Altın👇
Sinan'ın karısıdır. Hancıoğlu çatısı altında kök salmak için her şeyi mübah sayan tehlikeli yenge! Bir erkek evlat doğurma baskısıyla yaşayan, kardeşini dahi kurban edebilecek kadar gözü kara.

Serkay Tütüncü-Yılmaz👇
Hancıoğlu ailesinin resmi avukatı ve aile dostudur. İşini iyi yapan, Tahir'in uzun yıllardır yanında olan sadık adamı. Ailenin kara kutusudur.

Tuğçe Açıkgöz-Gülüşan👇
Ailesinin çatısı altında büyürken kendi hayatına açılan yolu, bir gün gelinlik giyip bu düzenden çıkmakta görmüş Gülüşan. En çok kardeşi Melek'e bağlanmış; Melek'in gözyaşını silip onu güldürmeye çalışırken, içindeki sıkışmışlık duygusunu bastırmış. Kendi payına düşen mutluluğu da başkalarının yüzündeki gülüşte arar olmuş.

Ardıl Zümrüt-Genco
Dünyanın karanlığını çok erken yaşlarda öğrenmiş insanlardan Genco. Sadakati ekmek parası olmuş; vicdanı ise başını yastığa her koyduğunda hesap soran sesi. Patronu Behram'a duyduğu borç duygusuyla içindeki doğru arasında sıkışıp kalmış bir adam.
Ali Önsöz-Fikret
Tahir'in evinde büyüyüp, sesini içinde tutmayı öğrenmiş çocuklardan Fikret. Başkalarının hatalarını bile sessizce üstlenen, direksiyonda hep başkalarının rotasını takip eden bir delikanlı. Doğan geri döndüğünde, bu evde sırtını yaslayabileceği ilk kişi Fikret olacaktır.
Esra Şengünalp-Mahinur
Kendi hayatından çok erken vazgeçmiş bir kadın Mahinur. Geçmişte yaşadığı büyük bir haksızlığın ağırlığını omuzlarında taşıyan, sessizliğe mahkum edilmiş genç bir kadındır.
Yaren Yapıcı-Nurgül
Nurgül, Nigar'ın yanında Hancıoğlu mutfağında büyüyüp bu evin havasını en çok içine çekmiş kızlardan biri. Bir yanıyla hemşire olup kendi ayakları üzerinde durmanın hayalini kuruyor; içten içe de "hak yerini bulsun" diyen bir adalet duygusu taşıyor.
Ebrar Karabakan-Didem
Hayatı biraz magazin haberi, biraz fırsat kovalamaca gibi okuyan biri Didem. Bir yandan Çağla'nın "kankası" olup onu Hancıoğlu dünyasına iteleyen, öte yandan Behram'dan para alıp Doğan'ın peşine düşerek merakıyla vicdanı arasında ince bir çizgide yürüyen, dili hızlı, kalbi tedirgin bir kadın.
Mert Demirci-Sefa
Küçük yaşından beri ablası Altın'ın el bebek gül bebek büyüttüğü, sorumlulukla arası hiç iyi olmamış adamlardan Sefa. Bugün geldiği yerde, herkesin kaderi onun düğününe bağlanmışken, kendi hayatına atacağı imzayı içten içe "tabut" gibi ağır hisseden bir damat. Bir yanda özgürlük hayali, diğer yanda ailesinin yükü; ikisinin arasında sıkışıp kalmış bir adam.
Ayşen Sezerel-Nigar
Van'dan gelip Hancıoğlu yalısının mutfağına sığınmış, ekmeğini de gururunu da aynı tabakta taşımaya çalışanlardan Nigar. Kızına "bu damda çalışan kısmı görmez, duymaz, konuşmaz" diye öğüt verirken aslında kendi korkusunun mirasını ona devreden bir kadın.
Tarık Ündüz-Fırat
İnsanların en savunmasız hâlini fırsat bilenlerden Fırat. Hem patronunun gölgesine sığınmış, hem o gölgenin altında günden güne daha da kararmış bir adam.
