G.Saray batarsa batsın – Fotomaç – 12 Kasım 2014 ;
HEPSİ
    16 Aralık 2017, Cumartesi

    G.Saray batarsa batsın

    G.Saray batarsa batsın

    Takımı yönetemeyen bir hoca ve futboldan anlamayan bir başkanı var; G.Saray'dan ne bekleyeceksin ki. Önündeki maçı okuyamıyor. Yarsuvat ve Albayrak “Prandelli kalacak” diyor. G.Saray batarsa batsın yani!

    Şampiyonlar Ligi'nde Dortmund'a farklı yenilerek şaşırtmaya devam eden Galatasaray, Karabük galibiyetiyle yaralarını sarmış görünüyor. Bu galibiyet bir umut ışığı olabilir mi?
    Aslında, 'ı konuşmak dahi istemiyorum.
    Çünkü ortada 'Ben bu işten anlamam' diyen bir emanetçi başkan var. "Roma 7 gol yedi de antrenör mü değiştirdi" diyerek Prandelli'nin peşine takılmış. Nedense!..
    Baktı ki Prandelli, her dediğine 'Evet' diyor, birden bire Fatih Terim'ciliği bırakıp, Prandelli'ci olan Abdurrahim Albayrak var. Bu Galatasaray, bu Prandelli ile gidecek anlaşıldı. Futbolu bilmeyen, futbolu anlamayan, futbolu yönetemeyen bir teknik direktör, bunların hiçbirinden anlamadığını iddia eden bir kulüp başkanı!..
    Galatasaray'dan ne ümit edeceksin ki!..
    Adam seyrettiği maçta olup bitenin farkında değil.

    En kötüsü de o herhalde... Dzemaili, Dortmund maçının en kötüsüydü ve Karabük maçında yine 90 dakika sahadaydı.
    Sadece ben söylemiyorum; şimdi herkes yazıyor. "Umut ve Burak birlikte oynamazsa, Burak da ziyan oluyor" diye... Umut'un girdiği andan sonraki Burak'la, tek başına oynayan Burak'ı kıyaslayın!

    BİRLİKTE OYNAMALARI GEREKİYOR
    Burak olağanüstü bilek yetenekleri olan, Messi gibi, Ronaldo gibi biri değil. Burak'ın golcülüğü yaptığı koşulardan... Gol atıyor ve gol attırıyor. Çünkü nereye koşacağını biliyor.
    Çift santrfor oldukları zaman çapraz koşular yapıyorlar, rakip tandemi perişan ediyorlar. Bu kadar basit!.. Ama Burak'ı tek başına oynattığın zaman; kademeye girmiş iki rakip stoper Burak'ı rahatça durduruyorlar.
    Bu kadar basit bir gerçeği görmekten aciz bir adam Galatasaray'da teknik direktörlüğe devam ediyor.
    Dortmund maçından sonra "Burak ile Umut bir arada nedir; tek başına Burak nedir, artık gördü" dedik.
    Ama Prandelli, Karabük maçından sonra, "İşte Umut sonradan oyuna girdiği zaman golcülüğünü gösterdi" dedi. Adamın anlayışı bu... Semih Şentürk zannediyor Umut'u!..
    Burak ile Umut'un bir ikili olduğunu, özellikle Burak'ın da böyle bir partnere şiddetle muhtaç olduğunu farkında değil!..
    Ayrıca daha birçok şeyin farkında değil... Ama Duygun Efendi ve Abdurrahim Efendi, "Kalacak" diyorlar. Çünkü Duygun Yarsuvat'ın, Galatasaray ile ilgili herhangi bir ihtirası yok! 'Ben mayısta bırakacağım. Batarsa batsın!' Abdurrahim Albayrak da hayal bile edemeyeceği bir yere geldi. Başkan yardımcısı ve futboldan sorumlu...
    Abdurrahim Albayrak; tanıdığım en yürekten Galatasaraylı... 'Malzemeci ol' desen kabul eder. 'Bana bunu mu layık gördünüz' demez kabul eder. Ben hayatımda, Galatasaray'a hizmet edebilmek için bu kadar çırpınan bir adam görmedim.
    Futbolcular da onu çok seviyorlar.
    Her dertlerine koşuyor çünkü...
    Birinci sınıf ağabey... Ama o kadar...
    Öyle şube yönetmekle, futbolu yönetmekle alâkası yok.
    Bu sistem Abdurrahim'i de bitirecek. Abdurrahim Albayrak'ı çok seven tribünler var, onlar da silecekler defterden... Çünkü adamı, yapamayacağı bir yere getirdiler. O da işin cazibesine kapıldı. "Sabri'yi affettim" diyor; daha o hafta Sabri ilk 11'de sahaya çıkıyor! Prandelli'deki şeyliğe bak... Kelimeyi kullanamıyorum. Çünkü kullanacağım en hafif kelime, Türk Ceza Kanunu'na göre suç... 'Prandelli'deki şeyliğe bak.' Herkes 'şeyin' yerine istediğini koysun.

    KURTARICISI YEKTA

    Sen adamı bir tek antrenman yapmadan kadro dışı bırakmışsın, aylar sonra bir tek antrenman yapmadan ilk 11'e koyuyorsun! Böyle bir adam, Galatasaray'ın teknik direktörü!..
    Sadece Sabri olayı, Prandelli'nin Galatasaray'dan değil, 'den kovulması için yeterli... Adam çünkü 'Benim aklım yok. Ben emir kuluyum' diyor.
    Emir kullarını her yönetim sever zaten...
    Ne dersen yapıyor adam!..
    Abdurrahim, Fatih Terim'i ister mi? Fatih Terim, Abdurrahim'e, 'Şunu yap, bunu yap' diye emrediyordu. Şimdi, Abdurrahim, Prandelli'ye emrediyor. Abdurrahim, Galatasaray'ın başında hangisini tercih eder?

    Dortmund maçında ilk 20 dakika ne olduğunu gösterdi.
    Normalde sahaya çıkmaması gereken bir adam... Bırak 20. dakikayı... İnanamıyorum!

    MEĞER PARASINI PEŞİN ALMIŞ
    Ben maçta, 'gırgır olsun' diye "Herhalde maç başına aldığı paraları paylaşıyorlar" dedim. "Yok ağabey... Dzemaili'nin maç başı anlaşması yok.
    Bütün parasını peşin aldı" dediler. Bütün parasını peşin almışsa, senin, onu oynatmaktan maddi bir kazancın yoksa; niye onu oynatıyorsun!
    Bu sefer 'neden?' diye düşünüyorum! Maç başına para alsa daha iyiydi. Hiç olmazsa, Prandelli'ye bir bahane bulacaktım. 'Anlaşmış bunlar... Ben seni oynatırım. Maç başına 20 bin euro... 5 bini benim, 15 bini senin' diye... Ne bileyim ben... Meğer Dzemaili'nin böyle bir anlaşması yokmuş. Oynasa da oynamasa da parayı alıyormuş. Tamam o zaman... Galatasaray kurtulsun, hiç olmazsa...
    Telles oynamıyor ya!..

    SNEİJDER'İ BİTİRME OPERASYONU


    Sneijder'i sürekli kenara almasını doğru buluyor musunuz? Karabük maçında, Hollandalı oyuncu duyduğu rahatsızlığı jest ve mimikleriyle belli etti.

    Artık, "Her şeyin altında bir şey arıyorum" diyorum ya... Duygun Yarsuvat, Sneijder'i gözden düşürüp, satmaya uğraşıyor! Duygun Yarsuvat, şu an sadece parayı düşünüyor. 'Bize gelir lazım.' Yarsuvat, "41 kişilik kadro kalabalık" demedi mi? 22'ye indirmemiz lazım" demedi mi? "Maliyetler çok büyük indirmeliyiz" demedi mi?
    İşte hem kadroyu indireceksin hem de indirirken satacaksın. Dzemaili'yi satsan kim alır? Ama Sneijder'in alıcısı var. Ama Sneijder'i satıp bir de şampiyonluğu kaybedersen adamı tefe koyarlar. Onun için Sneijder'in önce gözden düşmesi lazım. 'İlk 11'e koyuyoruz; oyundan almak zorunda kalıyoruz. Kenarda oturtuyoruz; olmuyor. Bu Sneijder bir işe yaramaz' mesajı vermeye çalışıyorlar.

    ŞAMPİYONLUKTAN DAHA ÖNEMLİ
    Bilmedikleri bir şey var: Sneijder, Galatasaray'a gelmiş geçmiş en kötü adam bile olsa Fener'e attığı o 2 gol Galatasaray için yeter. Çünkü Galatarasaylılarda da Fenerlilerde de -karşılıklı- şampiyonluktan da değerli bir şey var; rakibini yenmek. Yüz Galatasaraylıyı alın, 'Fener şampiyon olacak ama sen Sneijder'in iki golüyle Fener'i yeneceksin. Hangisini tercih edersin' diye sorun: gözlerini kapatır, galibiyetini tercih ederler.
    Eurosport'ta, son iki haftadır dördüncü kez falan seyrediyorum; Sneijder'in Fener'e attığı golleri... Türkiye'de değil... Onun için yani senin Sneijder'i gözden düşürmen gibi bir şey mümkün değil. Onun bile farkında değiller.

    Tabii puan durumuna baktığımız zaman ilginç de bir tablo var. Bu dökülen Galatasaray ile övülen Fenerbahçe 19 puanda!..
    Efendim, rakipler dökülüyorlar; bir. Hakemlerimiz de meydanda; iki. Türk futbolunun kurtulması için bir Fenerbahçe-Galatasaray mücadelesi lazım.

    Ömer ve Hakan'ın yaşı yetmiyor mu?
    Gökhan Töre'nin milli takıma çağrılmasını ama milli takım kampında silah çektiği Ömer Toprak ile Hakan Çalhanoğlu'nun çağrılmamasını nasıl karşıladınız?
    Gökhan Töre için basın toplantısına çıktığı zaman Fatih Terim'in bir cümlesi gözümün önünde, seyrettim onu... "Benim kabahatim, 21 yaşında bir gence sahip çıkmak" dedi. Ömer ve Hakan kaç yaşındalar? Fatih hocanın sahip çıkma konusunda; yaş sınırlamasının üstünde mi Ömer ile Hakan?
    Bir silah çekme olayı var. Silah çekene sahip çıktı. "Aferin" dedim ben de ama silah çekilene sahip çıkmadı!
    Ortada karşılıklı bir hata var. Silah çekenin de var, silah çekilenin de var. Ama hangi hata daha büyük; herkesçe ve de dünyanın her yerinde?
    Fatih hocam, çıkıp basın toplantısı yapıyor, "Benim kabahatim 21 yaşında bir adama sahip çıkmak" diye...
    Ondan sonra 'da oynayan Emre Can, Mesut Özil gibi Almanya'yı tercih ediyor. Niye, Türkiye'yi tercih etsin ki adam? Çünkü 'Almancı' gibi bir damga var alınlarında...
    Kimse yüzlerine bakmıyor, kimse yüz vermiyor, kimse aldırmıyor. Emre Can, Mesut Özil'i de görüyor, Türkiye'yi tercih edenleri de görüyor.

    UZAKTA, SAHİPSİZ, ALMANCI

    Hakan ile Ömer, o dönemde ısrarla 'sakat oldukları için gelemediklerini' söylediler. Ama şimdi anlıyoruz ki çağrılsalardı gelmeye hazırlar.

    Geçen defa 'Sakatız' demeleri ve gelmemeleri bir hataydı. Tamam, ama sen tabanca çeken bir adamı sahipleniyorsan "21 yaşındaki bir adam hata yapabilir. Benim görevim onu kazanmak" diyorsan ve dediğinin ertesi haftası, öbür 21 yaşındaki, üstelik Almancı, üstelik uzakta, üstelik sahipsiz iki adamı niye sahiplenmiyorsun?

    Bunlardan farkı ne?

    Gökhan İstanbul'da, Beşiktaş'ta elinin altında... Bunlar Almancı!.. Ömer Toprak, Fenerbahçe'de, Hakan Çalhanoğlu Galatasaray'da olsaydı böyle mi olurdu?

    FENER MEDYASI ÇIKARDI

    Burak'ın 'sakat olduğunu' söyleyip affını istemesi de tartışılmıştı.

    O tartışmayı, Fener medyası çıkardı.
    Burak oynayabilecek haldeyse, öldürsen oynar. Burak öyle bir tip...

    Kazakistan maçı öncesi Brezilya ile bir hazırlık maçı oynanacak. Brezilya sizce doğru bir seçim mi?
    Tabii doğru bir seçim... Ne olduğunu bileceksin. Amacın eğer Avrupa Şampiyonası ise Dünya Kupası ise o düzeydeki takımlarla yapacaksın hazırlığı...
    Yoksa milli maça falan lüzum yok.
    ile oynarsın.


    RÖPOTAJ: BÜLENT CAN
    1. 12 Kasım 2014, Çarşamba
    2. Güncelleme: 02:20

    G.Saray batarsa batsın haberine yapılan yorumlar ( yorum)

    ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan FOTOMAÇ veya fotomac.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

    BİZE ULAŞIN