Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
İŞTE O SÖZLER:
"TÜRKİYE'DE OLSA, YER YERİNDEN OYNAR!"
UEFA yetkilileriyle konuştuk, hakem hatası oranı olarak Avrupa'da çok gerilerdeyiz. İngiltere'deki hatalar burada olsa, yer yerinden oynar.
MAÇ SONU YORUMLARI HAKKINDA...
Türkiye'nin en büyük rezilliği bu. İngiltere'de kaç dakika maç sonu yorum yapıyorlar? O yorumları yapanların yüzde 80'i kendi hakemlikleri ve TFF'deki yöneticilikleri dönemleri hatırlasınlar. Onların talimatla 5-0, 6-0 maç bitirdiğini biliyorum. Orada talk show gibi maç sonu programı yapamazsınız.
"KAYBOLURUM ENDİŞESİ TAŞIMASINLAR"
Herkesin şapkayı önüne koyup kendini değerlendirmesi lazım. Varlık sebeplerini oturdukları koltuklara borçlu olanlar, oradan kalktıkları zaman kaybolurum endişesi taşımasın.
"FATURAYI BİRİNE KESERSEN..."
Hakem kardeşlerimiz sahada 2 hata yapıyorsa, taraftarın desteğini arkasına almak için faturayı kesip bugünü kurtarıyorlar. Ama bilmiyorlar ki geleceğinden veriyorlar. Çünkü faturayı birilerine kesersen, oyuncu da 'Nasıl olsa benim başkanım faturayı birilerine kesiyor' deyip hatalarını telafi etmeye gayret etmiyor.
"ŞEFFAFLIKTAN TAVİZ VERMEYİZ"
Ben doğruları yapıyorum, memnun olan olsun. Herkes memnunsa işini doğru yapmıyorsundur. Adalet ve şeffaflıktan taviz vermedik, vermeyeceğiz. Maçların sahada kazanılmasını istiyoruz.
YABANCI HAKEM HAKKINDA...
Yabancı hakem 1 sefere mahsustu. Kendi hakemlerimizi korumak için yaptık. Avrupa'nın en az hata yapan hakemleri bizde, yabancı hakeme niye ihtiyacımız olsun ki...
"TÜRK HAKEM OLMAMASI, BENİM SORUNUM DEĞİL!"
Süleyman Demirel'in bir sözü vardı, "Benzin vardı da biz mi içtik' diye. Hakemler travmaya uğradı. Bir tane elit hakem var, Halil Umut Meler. Onun da tasvip etmediğimiz nahoş olmayan olaydan ötürü dengesi bozuldu, yeni toparlandı kendine geldi. Şampiyonlar Ligi finalini yönetecek hakem, Dünya Kupası'nda yok. Türk hakem neden yok, faturasını kimse bana kesemez.
Bizim genç hakemlerimiz, kadın hakemlerimiz Avrupa'da nasıl maçlar alıyorlar. Sıradaki Avrupa Şampiyonası ve ondan sonraki Dünya Kupası'na kaç tane hakemimiz gidecek göreceksiniz. FIFA hakemi yapacağız, 2 sene profesyonel liglerde hakemlik yapması lazım, yok. Biz gençleştirme operasyonu yaptık. MHK başkanı kabul etmezler, göndermeyelim dedi. Ben dedim gönder kabul ederler. 'Biz devrim yapacağız' dedim, rica ettim, kabul ettiler.
Bu hakemler yetişti, elit hakem olacaklar. Normalde 4 senede elit hakem olunuyor ama inşallah daha erkene, dostluk ilişkilerimizle beraber, olabilecek en maksimum tarihe çekeceğiz. Meyveleri sonra alacağız. Bu kardeşlerimiz sıradaki Avrupa Şampiyonası'na ve sonraki Dünya Kupası'na gidecekler. Gidemezlerse faturasını bana keserseniz.
"LİGİN SONUCUNU HAKEMLER BELİRLEMEDİ"
Hakemlerin hataları oldu ama sonuçta bir şeyi belirlemediler. Ligin kaderini hakemler belirlemedi ama eskiden belirliyordu.
KULÜPLERİN BORÇLARI HAKKINDA...
UEFA ve FIFA'nın talimatları var, ona göre hareket ediyoruz. Biz bu konuda çok mesafeler aldık. Yıllardır UEFA söylüyordu, yapılmıyordu, biz tek tip sözleşmeye geçtik. O konuda da kulüplerin borç batağından kurtulması, kriterlere göre harcama limitleri veriyoruz ama futbolun temel sorunu bu. O konuda bir çelişkimiz yok, talimatlara göre hareket ediyoruz. Biz de kurumsallık yok, hoca sistemine göre kulüpler yönetiliyor. Gidin Avrupa'nın büyük takımlarına bakın, hoca gidince 'bu onun kadrosu değil, 10 tane transfer yapın' denmiyor. Barcelona'da, Real Madrid'de oluyor mu.
Biz takibini yapıyoruz ama kulüp başkanı, hocaya kadroyu kurdu, hoca başaramadı gidiyor. Hoca 'Bu benim kadrom değil' diyor. Türk spor basınındaki 'abiler' de 'bu hocanın kadrosu değil' diyor. Hocanın değil ki kulübün kadrosu o. Bak Göztepe yapıyor, taklit etmek lazım. Göztepe'ye benzer 1-2 kulüp daha var. Göztepe'nin harcama limiti yok, sınırsız, istediği kadar harcayabilir.
YABANCI KURALI HAKKINDA...
Seneye değişiklik yok. 14 yabancıda 2'ydi, 4'e çıktı. Onu geçen seneden ilan etmiştik. O doğrultuda devam ediyoruz.
YAYIN GELİRİNDE ŞAMPİYONLUK PAYI HAKKINDA...
İtiraz eden arkadaşlara söyledim. Tahkim'e itiraz olmadı. Avrupa'yı örnek alıyoruz ya hep, İngiltere'de eşit dağıtım yüzde 50, Fransa'da, İtalya'da yüzde 50, Almanya'da yüzde 53, İspanya'da 50. Bizde yüzde 37. Yüzde 11 diğer kriterler diye şampiyonluk başına para. Zaten şampiyonlar ligi ilk 5'te bitiriyor, mükafatını alıyorsun. Orada bir adaletsizlik vardı. Biz yüzde 11'i alıp yüzde 37'nin üstüne koyduk.
"FİKSTÜR ÇEKİMLERİNDE..."
Art niyetli bakınca... Siz orada kendiniz çekiyorsunuz kurayı. Bir film fırıldak dönmüyor ki orada. Neyi değiştireceksiniz. Güvensizlik var derseniz içinde şaibe var dersiniz. İstanbul takımlarıyla ilgili kriterler var, o yüzden onlar farklı çekiyor.
"ASGARİ ÜCRETLİ FUTBOLCU YOKTUR"
Sözleşmeler bize geliyor. Eskiden çift sözleşme oluyordu, futbolcu kulüple ihtilafa düşünce savunamıyordu. Talimatları değiştirdik, ikinci sözleşme ortaya çıkarsa hem oyuncu hem kulüp için ağır yaptırımları var. Bize tek tip sözleşme geliyor. Hem bizim hem UEFA FIFA nezdinde ikinci sözleşmenin ağır cezası var. Asgari ücretli oyuncu yoktur Süper Lig'de. Amatör Lig'de bile yoktur.
BAHİS KONUSU HAKKINDA...
Bahis konusu farklı bir konu. Hakemlerin de 3'te 1'i gitti. Yapılması gerekiyordu. Ben yıllarca bunun mücadelesini vermiş bir insanım. Futbolun temiz olması, çocuklarımıza borcumuzdur. Bu tip şeyleri yaparsanız oturduğunuz makamdaki süreyi kısaltır, ömrünüz kısa olabilir. Cenab-ı Allah bu makamları veriyor. Biz yarınla ilgili hesap yapamıyoruz. Kainatın Efendisi yapıyor. Futboldaki kirliliğin evveliyatını biliyorum. Ankara Belediye - Nazilli maçında sıkıntı vardı. Beraberlik işlerine yarıyordu. Sonra iki takımın da oyuncusu, malzemecisi, yöneticisi beraberliğe bahis oynamış. Kontrol edelim dedik, Bakanlığa yazdık, operasyona başladık. Sulandırmak isteyenler farklı yere çekiyor.
Biz kendi başımıza isim belirleyip insanları sevk etmiyoruz. Bakanlığı müracaat ediyoruz, bakanlık bahis şirketlerinden dataları alıyor, biz de çözümünü yapıyoruz. Ben onu 3 kişiye zimmetledim. Hukuk İşleri bile sevkten 1 gün önce öğreniyor. Yöneticilere sıra geldi. Önümüzdeki hafta, yöneticilerle ilgili veriler gelecek. Bizim de kriterlerimiz belli zaten. 7 bin küsür yönetici var, 5 yıl içinde yapan ve ayrılan. Bize geldikten sonra 1-1.5 ay sürer. Süreç bitmedi. Hatta üzerine gidemiyor diyenler de var. Bunu zaten biz başlattık.
"UEFA VE FIFA, BİZİ ASKIYA ALIR"
Anayasa Mahkemesi, Tahkim Kurulu kararları adil olmadığına hükmetti, meclise yasa değişikliği için 9 ay süre verdi. PFDK'nin de, UÇK'nin de bağımsız olamadığına karar verildi. Sebebi de TFF'nin kurulları ataması. Siz meclisi beklemeden adım atacak mısınız? Daha önce Tahkim Kurulu, seçimle geliyordu. Arkadaşlar çalışmasını yapıyor. Mali genel kurulda gündeme gelecek bu. Haziran'ın 7-8'inde mali genel kurul var. Gündeme gelecek, arkadaşlar hazırlanıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı ile görüştüm. Tabii orada raporda çok atıflar var. Anayasa Mahkemesi Başkanı'na söyledim. Onlardan UEFA ve FIFA'nın haberi olursa bizi uzun süre askıya alırlar.
Spor olarak UEFA ve FIFA'ya bağlısın. O kadar fazla içine girmeyeceksin. Kamu kuruluşu gibi gösterilmeye çalışılan ibareler var. Kamu kuruluşu hüviyeti biçmeye çalışıyorlar, tehlikeli kelime. TFF özerktir, UEFA ve FIFA'ya bağlıdır. Kamu tüzel kişiliği gibi gösterirsen diğer federasyonlar gibi, o zaman bağlı olduğunuz kurumlar size 'dur' der.
"MAÇA BAŞLARKEN 9 AYET-EL KÜRSİ OKURUM"
Play-Off maçında Dünya Kupası için endişe duymadım. Saha zeminini, atmosferi hatırlıyorsunuz. Herkes 4-5 atarız diyordu, ben yarım gol olsun biz gidelim diyordum. Elenmek hiç aklımdan geçmedi. Ben her gün evden çıkarken 9, maça başlarken 9 Ayet-el Kürsi okurum. Maç bitene kadar Ayet-el Kürsi okudum, maç boyu kesmedim okumayı gol yeriz diye. 9 yaşındaki kızımın temiz kalbine inanıyorum. Kongreye 12 gün kala o çıkardı bizi yola. 'Git futbolun başkanı ol, Dünya şampiyonu olalım' dedi.
Hacıosmanoğlu, "EURO 2032'nin ev sahibiyiz. İtalya'daki sorunlar malum. Tek başımıza ev sahipliği yapabilir miyiz?" sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
İtalya'da dostlarımız var. İlişkilerimiz iyi. En son Ceferin ağır bir eleştiri yaptı onlara. Hazırlıkla ilgili taahhüt vermeleri gerekiyorlar. Mali ve bürokratik sorunları var. Bir şey dersek haksızlık yapmış oluruz. Bekleyelim görelim.
"TAM ÇEVRECİ PROJE YAPIYORUZ"
Ahlak başka bir şey. Bilgiyle konuşmak başka. Bu konuyla ilgili ahlaksızca konuşan insanlar var. 'Oranın imar sorunu var, milli duyguları karıştırıyor' diyorlar. Belediye orada, imarı 1988'de yapılmış. 88'den beri imarı var. Etrafı ev dolu. 11 bin dönüm, biz 5 bin dönümüne başlayacağız, tapulu yer burası. 88'de imarı çıkmış. Koruma alanları ayrılmış. Bizim projenin flamingo alanıyla ilgisi yok. Orada sanayi kuruluşları var, onlara kimse bir şey demiyor. Proje bittikten sonra oraya Çevre Ödülü verecekler. O kadar hassas davranıyoruz. Kuşların daha iyi barınması için yeni imkanlar yaratıyoruz. Tabiat Varlıklarıyla beraber, alanın eski haline dönmesi için çalışıyoruz.
Ben orayı yapacaktım, para ne için lazım. Ben sonra TFF başkanı oldum. Öyle oldu, bu kimi neyi ilgilendirir. Milli duyguları kullanıyor diyenlere belediye orada, 1988'de imarı çıktı. ÇED davası da yok. Biz altyapı sorununu da çözdük oranın. Tam çevreci proje yapıyoruz. 18 seneden beri var orası.
SAMET AKAYDIN HAKKINDA...
'Samet (Akaydın) niye milli takıma alınıyor?' diyorlar. Eleştiriyorlar. Genç çocuklara ağabeylik yapıyor. Oradaki faydasını görseniz oynaması önemli değil. Hocanın inandığı bir şablon var ve kardeşlik havasını yakalamış. Saygı duymak gerekiyor.
"TARAFSIZ OLMASAM TRABZONSPOR ŞAMPİYON OLURDU"
İnsanlar kendi menfaatlerine yarayacak şekilde, kendi camialarını kendi taraftarlarını yönlendirebilir, buna çalışabilir. Bizi yakından tanıyanlar bilir, kalbimizde leke yok en ufak. Art niyetli düşüncemiz yok. Zan altında bırakılınca o size dokunuluyor. Geçen sene ben kendime de kızdım, niye böyle yaptım diye, ben dost bildiklerim tarafından kendi camialarını konsolide etmek için bizi zan altında bırakan açıklamalardan kaçınmalarını istiyorum. Ahlaksız insanlar çok.
Kimliği bir şeyi yok sosyal medyada, benim ölmüş hacı anama küfrediyorlar. Ben haksız yere suç işlesem yaparsın da, benim hacı anam kanserden öldü. Bunlar yanlış şeyler. Ben bu konuyla ilgili konuştum, isim vermiyorum, Yaratan'a havale ediyorum. Beni başka takımlarla özdeşleştiriyorlar. Benim bünyemde bir takım varsa o da Trabzonspor'dur. Onu söksen alamazsın ama şu an tarafsızım. Ahlaksızca ithamlarda bulunuyor insanlar. Bu kadar karaktersiz olunur mu! Konuşacağım, doluyum ama konuşmak istemiyorum.
Trabzonsporluyum ben ama Trabzonspor 5 haftada şampiyonluk potasından koptu. Alanya maçında stoper parmağına dokundu. Ben işin içinde olsam saha hakemi de VAR hakemi de penaltıyı veremez. Bana göre penaltı değil, iki pozisyon var, ben işin içinde olsam verdirirdim o penaltıyı. Trabzonspor'un şampiyon olmasını istemez miyim? Ama tarafsızım. Kumpasa gerek yok, parmak ucuyla dokunsam olur ama bunun vebali var, Allah'a nasıl hesap veririm. Allah nasip etmesin adaletsizliği. Kendi başarısızlıklarından dolayı kendi camianızı konsolide etmek için haksız yere insanlara yüklenmeyelim.
