* Fenerbahçe, Gaziantep'i ikinci yarıda attığı gollerle mağlup ederken, gazetelerde "Azizsilin etkili oldu" haberleri öne çıktı. Yıldırım'ın devre arasında soyunma odasına inmesi takımı etkilemiş, harekete geçirmiş olabilir mi?Aykut Kocaman'a her şey müstahak! Onun için orada tutuluyor çünkü... Ama Hürriyet gazetesi tam bir Aziz Yıldırım özel gazetesine döndü. Yıldırım'ın soyunma odasına girmesinden överek bahsetmişler! 'Ey Aziz Yıldırım orada ne işin var' diye başlık atacağına Hürriyet gazetesi, övüyor! Neresinden bakacağımı bilmiyorum artık...
Herhalde Aziz Yıldırım, Hürriyet yönetimine, Mehmet Arslan'ı ihbar edip duruyor.
Mehmet de böyle sayfalar yaparak, düşman olmadığını göstermeye uğraşıyor. Böyle bir şey olur mu?
Devre arasında başkanın, soyunma odasında ne işi var? O takımın teknik direktörü var. Her defasında 'Ben teknik direktörü hiçe sayıyorum' diyor. O teknik direktör de bu zillete razı!.. 'Ben Fenerbahçe'nin başında kalayım, paramı almaya devam edeyim' diye... Türkiye'de bunu eleştiren, benden başka gazeteci yok! 'Ayıp' denen bir şey var. İnsan isminden utanır, imzasından utanır. Ama okurken Hürriyet'in bundan adeta övgüyle bahsetmesine çıldırdım. 'Sen de mi Mehmet!' diye bağırdım.
Mehmet Arslan benim en sevdiğim ve saydığım spor yazarlarından, gerçek spor yazarlarından bir tanesi... Adamla dünyayı dolaştık.
Kafasının nasıl sporcu olduğunu biliyorum.
Onun sayfasında 'Aziz Yıldırım soyunma odasına girdi, Fener'i kurtardı' yazıyor!
Bu kadar da korkmasınlar! Patronlar Aziz Yıldırım'ın arkadaşı, biz de Aziz'in kölesiyiz!
Böyle gazetecilik olmaz arkadaş!..
TARAFSIZ YAPACAKTI * Sow'un attığı goldeki ofsayttan bahsedilmemesi de eleştiri konusu oldu.
Çünkü öbür tarafı izlemiyorum' diye yazdığı var. Samimiyetle... Ama Mehmet Arslan öyle değil. Mehmet Arslan, Hürriyet'i tarafsız olarak yapmaya geldi oraya...
Hürriyet'in yeniden Fenerbahçe propaganda gazetesine dönmesini üzüntüyle izliyorum. Mehmet iyi gazeteci ama ya ipler Mehmet'in elinde değil ya da Aziz Yıldırım'ın tehditlerinden korktu, hulus çakıyor! Başka bir şey aklıma gelmiyor.
* Maçın özelinde neler söyleyeceksiniz? Gaziantep, Fenerbahçe karşısında öne geçmeyi başardı ama bunu koruyamadı. Sarılacivertli ekip sahadan 3 puanla ayrıldı.
BUNLARIN HEPSİ MESSİİki golde de Gaziantep'in savunması inanılır gibi değil! Topu rahatlıkla dışarı atabileceğin zaman dışarı atacaksın arkadaş.
Galatasaray savunması da yapıyor bu işi... Kornere giden top, kornere gidene kadar 4 kere, 5 kere Galatasaray topu açamadı.
Niye; basacaklar da rakip eksiltip oyun kuracaklar! Bunların hepsi çok büyük futbolcu ya! Galatasaray savunmasında oynayanların hepsi Messi ya!.. Basacak, adam eksiltecek, birini atacak!..
Savunma adamının birinci görevi; topu tehlikeli alanının dışına çıkarmaktır.
Gerekirse kornere, gerekirse taca, gerekirse ileriye... Rahatsa ancak, o zaman oyun kurmayı düşünebilir.
Galatasaraylılar, top 18'in içindeyken ve üzerlerinde 3-4 kişilik pres varken, topa basmaya uğraşıyorlar! Kaç pozisyon sonunda korner oldu top!..
Sabri geldi sinirlendi, 'Dan' diye vurdu da korner oldu. Bir de orada, Muslera var. Aman yarabbi...
Muslera kaleci falan değil, bir kere daha gösterdi. O topa çıkmıyor!
Hilbert'in pozisyonunda da çıkar gibi yaptı, sonra vazgeçti, kaleyi boşalttı. Kalede dursa yemez. Çıksa Hilbert o kadar rahat vuramaz. Şaşkın bir kalecisi var Galatasaray'ın...
Muslera kaleci falan değil.
Kimse bana yutturmaya çalışmasın. Uruguay Milli Takımı'nın kalecisi olması bir şeyi değiştirmez.
* Muslera'yı isteyen takımlar olduğu yönünde sürekli haberler çıkıyor.Hemen versinler.
Neyse, biz konumuza dönelim; iki golde de Gaziantep savunması, pozisyonları Fenerbahçe'ye hediye etti. Pozisyonu olmayan Fenerbahçe'ye...
* Maçın adamı son dönemde pek de fazla forma şansı bulamayan Semih'ti.Maçın adamı Cenk... Orada maç 2-0 nasıl olmaz, anlamak mümkün değil.
Kendi gidemedi, hızlanamadı, yavaş kaldı, Mehmet Topuz'un yetişmesine izin verdi. O izni verdiğin zaman artık, topu çıkaracaksın.
Solunda bomboş duruyor adam. Bir de egoistlik yaptı, berbat da bir şut attı.
VOLKAN HARİKAYDI
Gaziantep atamadı, arkadan savunmasının çok belirgin hatalarıyla iki gol yiyerek maçı 2-1 kaybetti. O golü Semih de atabilir, başkası da atabilirdi. Tabelaya bakıp da yazı yazanlar, eleştirenler öyle bakabilir.
Kendi gazetemde okudum, gülmekten bir hal oldum. "... bu golde asisti yapanın Umut olması Terim'in taktiğinin tuttuğunu gösterdi" diyor.
O kadar da skor yazarı olmayın arkadaşlar!
Dakika iki buçuk daha Terim'in taktiğinin tuttuğunun farkına varan bir spor dehası var! Düşünebiliyor musun?
Umut'un harika asisti Terim'in taktiğinin tuttuğunu göstermiş!
GEÇİKMİŞ İSTİFAErtuğrul Sağlam, Türkiye şampiyonu olan Bursaspor'u ertesi sene mahvetti. O başarıya ulaşmış takımı el üstünde tutması gerekirken darmadağın etti * Bu hafta iki önemli istifa vardı. Trabzonspor'da Şenol Güneş, Bursaspor'da Ertuğrul Sağlam alınan kötü sonuçların ardından görevlerini bıraktılar. Güneş ve Sağlam'ın ayrılması nasıl bir sonuç doğurur
Ertuğrul Sağlam'ın istifası bence gecikmiş bir istifa... Türkiye şampiyonu olan Bursaspor'u ertesi sene mahvetti Ertuğrul Sağlam!
O şampiyon takımdan kaç kişi oynuyor bugün Bursa'da?
Böyle bir şey olur mu?
Sen şampiyon Galatasaray, şampiyon Fenerbahçe, şampiyon Beşiktaş değilsin.
Türkiye'nin tarihinde Anadolu'dan ikinci defa şampiyon takım çıkmış ve Bursa ilk defa şampiyon olmuş.
O takımı sen el üstünde taşıman gerekirken darmadağın ediyorsun! 'Takım değil, onları ben şampiyon yaptım' demek ister gibi!
Volkan'dan, Sercan'dan başlayarak... Onları da nasıl sattığını biliyorsun.
Bitirip sattı. Volkan da Sercan da Bursa'ya tonla paralar teklif edilirken satılmadı, oynatılmadı da!.. Kenarda öldürüldü, öldürüldü... İkisinin de ölülerini ucuza sattı.
KAFKAS'A FIRSATŞimdi ne Trabzon'da Volkan var ne de Galatasaray'da Sercan var! Ertuğrul'un görevde tutulması yanlıştı Bursaspor yönetimi açısından... Şenol Güneş, Trabzon'un çocuğu... Dünya üçüncüsü, hasbelkader de olsa, bir takımın hocası...
Yine gelebilir.
Biraz da öyle... 'Ben hele bir gideyim de sonra gene gelirim' istifası... Çünkü çok kibarca, centilmence yazılmış, Trabzon'u onore ederek... "Bu çocuklar çok iş yaparlar.
Ben başaramadım" diyor. Çok güzel seçilmiş kelimelerle yapılmış bir istifa...
Yerine Tolunay Kafkas gelmiş.
Tolunay gider Şenol gelir. Bir ara öyleydi ya hani Özkan Sümer gider Ahmet Suat Özyazıcı gelir. Ama o ikisi de çok büyük hocalardı.
Tolunay'ın da ben iyi bir hoca olduğuna inanıyorum.
Ama bir türlü hak ettiği yere gelemedi. Bu defa Tolunay için bence son fırsat... Yoksa işte böyle, federasyonda, altyapıda devam eder, gider.
YILIN FAiR-PLAY ÖDÜLÜ VERiLMELi Fenerbahçe tek başına oynadı. Fenerbahçe içeri vurduğu zaman kazandı, dışarı vurduğunda Galatasaray kazandı. Maçın en muhteşem hadisesi, Fenerbahçeli Kemal'in topun kendisinden çıktığını hakeme söylemesiydi * Hafta sonunda Galatasaray ve Fenerbahçe arasında çekişmeli ve keyifli bir voleybol maçı izledik. Fenerbahçe deplasmanda oynamasına karşılık sahadan 3-1 galip ayrılmasını buldu. Siz maçı ve iki takımı nasıl buldunuz?
1- Manşetler kötü...
2- Smaçörler kötü... Kız takımları daha sert vuruyor artık. Galatasaray'ın smaçörlerinin yerine Neslihan olsaydı kazanırdı. İnanamadım! Koca Galatasaray'ın vurdu mu su çıkartan bir smaçörü yok! Fenerbahçe aldı verdi, aldı verdi maçı... Üstelik Galatasaray'ın sahasında oynanıyor maç, bir tane de Fenerli seyirci yok. Maçın en muhteşem hadisesi Fenerbahçeli Kemal'in yaptığı...
* Çok kritik bir anda, topun kendisinden çıktığını söyleyerek büyük bir centilmenlik örneği gösterdi.Hem de Galatasaray 19-18 önde ve o sayı ile 20 oldu. İki farka çıktığın zaman çok önemli... Çünkü 2 fark 'rakibin bir servisini karşılama hakkı' demek. Fenerbahçe alıp 20-19 yapsa sen karşılığında 21'e çıkıyorsun. Fenerbahçe 20 yapsa sen karşılığında 22'e çıkıyorsun. Voleybolda artık servis atmak 'sayı vermek' demek. Orada 20-18, 'setin Galatasaray'a gitmesi' demek. 'Elime değdi' dedi top ve bütün arkadaşları üstüne saldırdı 'Manyak mısın sen!' diye, böyle bir durumda. Bence Kemal, 'yılın fair-play' adayıdır.
BURAK'LA ALAKASI YOK * Beşiktaş maçında Burak forma şansı bulamadı ve bu pek de beklenen bir şey değildi. Öteki taraftan Drogba'nın gelişiyle birlikte Burak'ın Galatasaray'dan ayrılacağına dair de haberler çıkmaya başladı.
* Burak'ın ilk 11'de olmadığını öğrenince ısınmaya geç çıktığına dair haberler vardı.Galatasaray'ı karıştıracak haberleri sevgili medyamız pek sever. Yani Umut'a yapılanların yanında Burak, zemzemle yıkanmış muamele görüyor.
Röportaj: Bülent CAN
