Maç öncesinde salonunun hınca hınç dolduğunu görünce kafamda oluşan tek soru işareti, Galatasaray takımının bu sezon ilk kez böylesine bir seyirci baskı altında oynayacak olmasıydı.
Fenerbahçe ise Avrupa kupası maçlarında dolu salona karşı oynamaya alıştı.
Beklediğim gibi sarı-kırmızılılar mücadeleye kötü başladı ama 2. periyot esnasında rakibini yakalasa da bir türlü maçı kopartamadı.
Aslan, final periyodunun başına dek skor üstünlüğünü elinde bulunduran Fenerbahçe'nin direncini yaptığı sert savunma ve seyircisinin de müthiş desteği ile kırdı. Sarı-kırmızılı ekip üstünlüğü ele geçirdi ve bir daha ezeli rakibinin öne geçmesine izin vermedi.
Taraftara büyük alkış
Galatasaray takımı böylece ligde üst üste 7. galibiyetini almış oldu.
Taraftara ayrı bir paragraf açmak istiyorum.
Çünkü gerçekten takımlarını büyük bir coşkuyla desteklediler.
Başta Oktay Mahmuti ve tüm Galatasaray takımını tebrik etmek lazım çünkü yaptıkları işler gerçekten çok iyi.
Ama gene de şunu anladım ki olası bir Fenerbahçe galibiyeti sonucu U17 futbol maçında yaşananlara benzer olaylar meydana gelebilirdi.
Ben bir kez daha buradan şu mesajı vermek istiyorum: Kazanmak da var, kaybetmek de.
Spor dostluk ve kardeşliktir.
