Bulaşıkçılar!
Farz edin ki, dönme dolaptaydık, tam tepedeyken Malta'da elektrikler kesildi. İçimizde kral, imparator, prens bolluğu olduğu içindir ki, bir tesisatçı bulamadık. Beylerimiz maçtan önce yüksekten attıkları için, hâlâ oradalar. Merak etmeyin, çarşamba günü ayakları yere basar. Üzerine basarlar görkemli düşlerin!
* Ülkemizin en müstesna futbol familyasına dil uzatmak ne haddimize! Bilmem kaç yardımcıyla, yılda bilmem kaç milyon euro ödediğimiz imparatorlara, krallara yorum yapmak bize mi kalmış! Tükettikleri kredilerin ilk taksitini aldıkları primlerle öderler, borçlu çıkarırlar bizleri. Dillerini de çıkarırlar dişlerinin arasından. O yüzden biz işimize bakalım. Zico bizi bekliyor, yerden yere vurmamız için. "Salakça haberler yapılıyor" diyerek en doğru açıklamasını yapan Kezman'ın diline biber sürmeliyiz. Lige verilen arada bile bileylemeliyiz giyotinlerimizi. "Elin gavuru" bellediklerimize!
* Bizim ülkemizde sahaya adam girdi, rakip futbolcuyu tokatladı da ne oldu? Adaletin yolunu kesen haramilere kılını kıpırdatmayanlar, Malta maçının hesabını mı soracaklar? Şampiyon olduğu halde, Zico'yu yerden yere vuranlar, kuş kadar cesaretiyle Fatih Terim'i mi eleştirecek? İsviçre maçından sonra gördük, o yorumcuların kaç paralık olduklarını! Bu takımın başında Ersun Yanal olacaktı da, pazar akşamı kendilerine saklanan televizyon yiğitlerini (!), asıl o zaman görecektiniz! Gazetecilik ve televizyon yorumculuğu, haklıdan yana olması için inşa edilen kurumlar mıdır? Yoksa korku ve çıkar tapınakları mı?
* Toplumu yanlış yönlendirme hakkını ele geçirenlere selam olsun! 37 yaşındaki Hakan Şükür'ün üzerine inşa edilen sistemimizi ayakta tutmak için, bir kucak dolusu alkış da bizden olsun! Varsın Avrupa'da birçok yürekli futbolcu, gençlere saygı adına, milli takımlarından "affını istesin" yaş haddinden. Varsın Mehmet Topuz gibileri olmasın milli takımda. Fenerbahçe formalı adamlara yedek parça damgası vurulsun! Başkaları çözsün meselenin sırrını!
* Sergen'den farkı olmayan Emre'yi eleştirmekle, kaderi biz mi değiştireceğiz? Yunanistan ve Norveç maçlarında rakip kalecilerin akıl almaz hatalarıyla iki kez sıçrayan çekirgeye yeni kanatlar takılsın. Bosna ve Malta gibi mahalle takımlarına verilen 5 puanı, başkaları dert etsin! Futbolumuzun damarlarında, tedavisi imkansız bir hastalık yatıyor da, biz mi yok edeceğiz o mikrobu? Malta maçını, "rakibi küçümseme mikrobu" der, geçer gideriz! Milli duygular, keyfi idareyi ve sorumsuzluğu reddedermiş, onlar eskidendi! Şimdi futbolun politikası tek başına iktidar!
* Neyse, fiyakasını bozmayın çocukların. Yarın akşamki Macaristan maçında, onları "küllerinden doğan Anka" yaparız! Bizde futbol bankaları hâlâ yüksek mevduat veriyor, günlük yorumların faizlerine. Ellerini ovuşturan yorumculara bakarız uzaktan! O aslan parçalarına!
* Benim illet olduğum tek şey! Sofrayı tek başına kuranların, başkalarına toplatması... Bana en çok dokunan, "gönüllü bulaşıkçılar!" Medyadaki imparator garsonları!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
