70'te sahada "beraberliğe razı" bir Atletico vardı. Sara ile Yunus değişikliği ibreyi iyice lehimize döndürmeyi başarmıştı. Gecenin ikinci saat dilimindeki maçların sonuçlarını bilmeden yazayım ki; ben de pek çoğumuz gibi beraberliğe razıydım aslında. 80'de "beraberliğe razı" olan takım sayısı ikiye çıktı. Barış Alper yerini Jacobs'a bırakırken, Buruk sahadaki oyuncularına da mesajını güçlü şekilde verdi. 85'te Atletico, kazanabileceğini idrak etti ama sahne artık Uğurcan'ındı. La Liga'nın en çok koşan takımı karşısındaki derli toplu oyun, kazanılan puan kadar önemliydi. Açıkçası mevcut koşullarda canını dişine takan bu takıma "helal olsun" demekten başka bir şey gelmiyor içimden.
