05 Eylül 2020 | Cumartesi

Kamçı

Mahallenin kasabı vardır kıyma almaya gidersiniz de "etim sana uymaz abi" der. "Helal olsun" diyenleriniz çoktur, "bizim kasap çok delikanlı bozuk malı bana satmıyor!" O berbat malı başkalarına satıyor olması kaç kişinin umurundadır acaba? O kasaba; "sen ne biçim adamsın bana yakıştıramadığını başkalarına niye satıyorsun?" diyebilecek kaç kişi tanıyorsunuz?

H H H

Hangi şartta olursa hangi renge gönül verirseniz verin yanlışların karşısında durun! Ya da sorun kendinize. İşime geleni görmezlikten mi geleceğim? Herkes birbirine benzerken benim ve kulübümün savunduğu değerler ne olacak? Bana verilen iyi kıymayı kabul ederken bana kötü diye verilmeyen kıymanın başkalarına satılmasına izin mi vereceğim? Ve asıl soruyu herkes kendine soracak. "Başkalarının beni yönlendirmesiyle mi hareket edeceğim vicdanımla mı?

H H H

O yüzden yeni sezonda herkesi bekleyen gerçekler var. Ganimetle adaleti birbirinden ayırmak, kendisinde olmayanı başkasında aramamak. Futboldaki yozlaşmanın sebep sonuç araştırmasını daha önce yapmıştık; "Yapmaları gerekenlerden vazgeçenler yapılmaması gerekenleri yaptılar." Sazlar de değişmeli sözler de. her şeyden önemlisi sizler de değişmelisiniz! "Etim sana uymaz" dediğini başkalarına satan kasaplara yuh çekmeyi öğrenmedikçe kimse delikanlılık masalı taslamasın!

H H H

Hesap sormanın adreslerinde şaşırtmaca oynatıyor birileri. Abdullah Avcı'nın anlaşma şartlarına tepki gösterenler eğer kulübün parasının peşindeyse; adres orada; Fikret Orman. Beşiktaş taraftarı haklıyla haksızı birbirinden ayırmakta ustaysa Fikret Orman'ın bu kulüpten aldıkları için neden acemi kaldı? Ahmet Nur Çebi yönetimdeki yanlışlarda Fikret Orman'ın yanındaydı da o yüzden mi talan edilen Beşiktaş'ın paralarının hesabını sormadı? Ben olsam o görkemli otelinin havuzunda Fikret Orman'ın yakasına yapışırdım. Sonra da Başkan Ahmet Nur Çebi'ye dilekçe verirdim, "Fikret Orman'ı korumaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?" diye. Yanlışları saklamak yanlış yapmaktan daha büyük bir suçtur çünkü.

H H H

Çocukluğumuzda tahta atlarımızı kara bahtımıza sürerken bile sadece "deh" derdik. Hayatını atın üzerine binerek kazanan ve adı efsaneye çıkan Halis Karataş'ın bindiği ata attığı yumruklar beni de kamçıladı, o yüzden yarışlarda atlara kırbaç vurulmasının yasaklanmasını talep ediyorum. Atların kırbaçlanması Ortaçağ'da forsaların kırbaçlanmasından farklı değildir. Kamçı vurulması kanıksandı diye bu zulmün sürmesi gerekmiyor. Futbolda bile kurallar değişirken atların canını acıtan gerçeklerin kuralları niye değişmesin! Kamçı bir insanlık suçu bir jokeylik utancıdır. O atlar ki gözyaşını kalbine damlatır, o atlar ki çocukların tedavisinde bile insanlardan çok daha anlamlı bir sevgi ilacıdır. Bütün hayvanseverleri, at sahiplerini, Türkiye Jokey Kulübü'nü bu zulmün bitirilmesi konusundaki mücadeleye davet ediyorum. Çünkü kamçı bir insanlık suçu jokeylik utancıdır. hakki.yalçin

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

TÜM YAZILARI
} SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor