Gürcan Bilgiç

Gürcan Bilgiç

05 Mayıs 2025

Son mektup!

Hem oyun hem de oyuncu "yetersizliğini" üretip, en büyük bütçenin oluşturulduğu sezonu derbi kazanmadan, hatta kaybede kaybede bitiren müthiş bir performans sahibi var orada. Her konuşmasında ekibini savunup, "sorumlu benim" dedikten sonra, yenilginin ardından koşa koşa soyunma odasına giden de orada. Anlayamadığı veya anlatamadığı bir süreç içinde, her rakibine "kazanabilirim" umudu veren görevlendirmelerin sahibi olduğu gibi, ne ofansif ne de defansif "özel fikri" olamayan da orada. Maçtan maça sekiz rotasyon yapabilecek kadar derin ve kaliteli kadronun, böylesine bilinçsiz, plansız oynamasını da anlatamaz. Efektini cebine ve CV'sine koyup, koca bir sezonu taraftara zehir eden bir "jöleli" gerçeği de var karşımızda.


Kadıköy'ü dolduran veya televizyon başında olup isyan edenler de elbette haklı. Hep eleştirirdik taraftarın bu tavrını. "Hele bir maç bitsin, öyle yapın" dedik. Ama sahadaki takım öylesine sinik ve teslimiyetçi ki, Beşiktaş'ın golünden sonra "Takım kazanır" ruhunu vermiyorlar. Milyonlarca taraftarı bu fikre sokan süreç var çünkü. Sahibi de 10 milyon Euro alıyor, bu rezaleti oluşturmak için. Galatasaray'a altın tepsi içinde verdi şampiyonluğunu, üstelik kendi taraftarına "özel eziyet" çektirerek. Solkjaer'in saha içinde dokunuşlarını görüyoruz. Amir'e top geldiğinde, Rashica'yı Mert Müldür'ün arkasından kaçırmaya çalıştığını da gördük. Çalışmış hoca, bir şey düşünmüş. Oradakinin tek özelliği ise kendisine "özel" demesi. Yapsın o zaman doğru ve "özel" olanı... Yazsın son mektubu...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

GÜNÜN DİĞER YAZARLARI

SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor