21 Eylül 2020 | Pazartesi

Avrupai

sadece geçen yıla göre değil, son 10 yılındaki tüm G.Saraylarından çok daha Avrupai. Bu ifadeyi olumlu ya da olumsuz anlamda kullanmıyorum. Sarı kırmızılılar rakip kaleye daha hızlı giden ve savunmada iken kendi kalesine daha hızlı dönen bir takım. Belki henüz çok çok iyi bir Avrupai takım değil ama 'in kafasındaki tempo hayata geçerse şampiyonluğun güçlü adayı konumuna gelmesinin yanı sıra Avrupa Ligi'nde de özlediği işleri yapabilir.

Avrupa'nın futboldaki en önemli kupasının arifesindeki ise dün akşamki maçın ilk yarısında geçen yıla göre çok daha düşük tempolu ve tekdüzeydi. İkinci yarıda ise Okan Hoca, oyuncu değişiklikleri ile Galatasaray'ın temposuna karşılık vermeye çalıştı ve risk alarak rakip kalede tehlike yarattı. Ancak ev sahibi karşısında o denli hazır bir 'Terim Takımı' buldu ki sonuç kaçınılmazdı.

Başakşehir'in sezona hızlı ve şık bir başlangıç yapamamasının anlaşılır bir yanı var. Kuşkusuz; kulüp tarihi, teknik heyet ve futbolcuların kariyeri açısından Şampiyonlar Ligi, 'in hayli üzerinde bir hedef. Futbolculara yapılan yüklemeler bu hedef doğrultusunda Süper Lig'in başlangıç haftalarında tatminkar sonuçlar doğurmayabilir. Şu haliyle, son şampiyonumuzun henüz bir ay sonra başlayacak devler arenası standartlarına hayli uzak olduğunu vurgulamalıyız.

G.Saray'daysa Avrupa'da uzun süren sessizlik, erken eleme mücadelesi sayesinde lige de olumlu yansıdı. İkinci goldeki mücadele, topa dokunuşlar ve 'nın şık vuruşu kolay kolay unutulmayacak türden bir seyirlik ortaya koydu. Sakatlanana kadar Saracchi ile Marcao ve Belhanda iyi oynayan takımda bile gözle görülür ölçüde parlayan isimlerdi. İki soruyla bitireyim; Babel'i tek beğenen ben miyim? Belhanda'nın bir ikizi var mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN