18 Ocak 2011 | Salı

Üzgünüm, yanıldım!

Irkçı değilim, ama gençliğimde uğruna hapis yatmayı göze alacak kadar seviyorum ülkemi.
Dolayısıyla Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Şenol Güneş'in başardıklarıyla tanımlanmasını istemem yerli teknik direktörlerimizin başarılarını. Nihat Kahveci'nin İspanya, Tugay Kerimoğlu'nun İngitere'de göğsümüzü kabartan performanslarının, Emre Belözoğlu'yla dünyanın iki üst düzey ligindeki sahne alışımızın daha başka çocuklarımızla ivme kazanmasını hayal eder dururum.
Sırf bu yüzden de heyecanlandırmıştır beni Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş ve Aykut Kocaman'ın da Fenerbahçe'de teknik sorumluluk üstlenmeleri. Keza bir o oranda hüzünlenmişimdir, Rıdvan Dilmen ile Oğuz Çetin'in Fenerbahçe ve Bülent Korkmaz'ın da Galatasaray'daki serüvenlerinin buruk bir şekilde sonuçlanmasıyla.
Biliyorum vicdan körelmesinin, akıl tutulmasının kara bir bulut gibi Türkiye'nin başında dolaştığı süreçlerden geçiyoruz. Özel aidiyetlerin gözümüze perde gibi indiği, insani ve toplumsal duyarlıklarımızın az biraz köreldiği günleri yaşıyoruz.

Bir devrim olacaktı
Dolayısıyla Aykut Kocaman'lı Fenerbahçe'nin şu görüntüsüne özel aidiyetle gülenler hiç de az değil.
Oysa Aykut Kocaman'ın başarması sadece Fenerbahçe için elzem değil. Aksine Kocaman'ın başarması demek, Türk futbolunun geleceğini yerli teknik direktörlerin belirlemesi demekti, Türkiye'nin "Yabancı teknik adamların cenneti" olmasına son vermenin startı olacaktı bir bakıma.
Elbette faturanın tamamını Aykut Kocaman'a çıkaramam ve bu durumun bilmediğimiz başka nedenleri de vardır. Ancak bir gerçek var ki, takımlarımız yerli hocalarla başarılı olamıyor veya yerli hocalarımız sergiledikleri performansla "Hey, biz dururken bu kadar yabancı hocanın ne işi var Türkiye'de" diyemiyorlar maalesef. Aykut Kocaman'la makus talihin son bulacağına, sayın Kocaman'ın sergilediği performansla bir devrimin altına imza atacağına, yerli teknik direktörlerimizin ve Türk futbolunun kaderini değiştireceğine inanmıştım.
Ama şu ana kadar olup bitene baktığımızda koca bir düş kurduğumu kabullenmek zorundayım.
Üzgünüm, yanıldım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN