10 Ocak 2011 | Pazartesi

Yazık değil mi?

Hoş, vahşi kapitalizm "insani" olanı yedi bitirdi neredeyse. Tamam, endüstriyel futbolla birlikte temaşa, sevgi ve saygının devri bitti belki. Ancak bu insan onurunu inciten yaralayıcı gaddarlığa rağmen, hâlâ önem taşıyor insan için duyarlılıklar işte.
Bütün bunları yeniden hatırlamama FB TV'deki açıklamalarıyla Uğur Boral neden oldu. "Birbiri için fedakarlık yapan, arkadaşlarının açığını kapatan..." futbolculardan oluşmuş bir kadronun neleri başarabileceğini, arkadaşlarına ve teknik direktörüne inanmanın, karşılıklı sevginin ne büyük zorlukların üstesinden geldiğini vurguluyordu, o röportajda sevgili Uğur mealen.
Tabii, o röportajı izledikten sonra kafamda şekillenen ilk klişe şu oldu: Her futbolcu hedefleri büyük takımlarda oynayamaz, ya da her futbolcuya Fenerbahçe forması verilemez. Daha da net ifadeyle söylersem; demek ki sadece yeteneğine değil, aynı zaman da karakterine ve anlayışına da bakacaksınız aldığınız futbolcunun. Çünkü önemli hedefleri bulunan takımların kalıcı ve Avrupa çapında başarılara uzanabilmesi an