Racon kestiler
Fenerbahçe Kupa'da yoluna devam ediyor. İki takım için de bıçak sırtı olan maçı, rakibini neredeyse kalesine hiç getirmeden kazandı, raconunu kesti. Eksikler çoktu. Sakatlar bir tarafa, Tedesco da İstanbul'da kalanlar arasında. Ligin sorumluluğu omuzlarındayken, "Kupa molası alalım" da diyebilirlerdi ama "Büyük Takım" refleksi ağır bastı. Maçı istediler, uğraştılar, önde baskı yaptılar, topun arkasına da geçtiler. Taktik disiplin veya maç konsantrasyonu ile ilgili problem yaşamadılar. Üç gün önce tribündeki analizcilerin "çıkmalı" dediği Kerem Aktürkoğlu maçı bitirdi. Koşmadı mı, uğraşmadı mı da analiz raporunda "SOS" vermedi, tabelanın hedefi olmadı. Öğreniyor bazıları, ekstra oyuncunun adisyonunun farklı olacağını.
Guendouzi maçın hükümdarı Fenerbahçe adına. Kante ile Fred'in parsellediği alanları iyi takip edip, baskıları tam zamanında yaptı. Antep'in kıvılcımlarını aleve dönmeden söndürdü. Turu zaten bu baskı ile rakip oyuncuları umutsuz hale getirerek geçti Fenerbahçe. Gollerden çok, gol olması gereken pozisyonların nasıl harcandığına veya topların ezildiğine bakmalı. Üçlü defans ile çıktılar. Tek stoperin (Yiğit Efe) yanına iki bek; Mert ve Levent. Pozisyonları değil ama topla ilişkileri diğer benzerlerinden iyi. Dolayısı ile Antep takımı ne kadar sıkıştırmak istese de top kaybı olmadan geçirdiler paslarını. İki nokta var aklıma takılan. Nottingham'daki performansı kaleci Tarık'a bir maç daha hak ettiriyordu. Mert Günok kararında "kıdem" konuşmuş. Musabba'nın geriye doğru gidişi de enteresan. Kasımpaşa maçından sonra dünkü oyunu. Hem de gol atmasına rağmen. Görüşme odasına davet edilmeli.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
