Antalyaspor - Galatasaray (Spor Toto Süper Lig 27. hafta mücadelesi7
Oyun disiplininden tamamen kopuk, herkesin kendisine göre bir şeyler yapmaya- yapmamaya çalıştığı kaos bir oyun! İşini profesyonelce yapmaya çalışan bir iki oyuncu dışında diğerleri sahaya 'Maç bitse de gitsek' havasında çıkmışlar. Yazık! Galatasaray gibi büyük bir takımın formasını giyen oyuncuların koşullar ne olursa olsun, profesyonelce hareket etmeleri gerek.
SERVET DIŞINDA KİMSE YOKTU
Maça gelince... Antalyaspor, maçın başlamasıyla birlikte kazanmayı daha çok isteyen takımdı. İlk yarıda attıkları golden sonra ise farkı artırmaları işten bile değildi. Çünkü Galatasaray'da savunmada Servet dışında ayakta kalan oyuncu yoktu.
İki bek Serdar ve Hakan hücumlara hiç çıkmadılar. Önde Pino ve Stancu gibi top ayaklarına geldiğinde panikleyen, telaştan gelişi güzel hareketler yapan oyuncular varken, karşı kalede etkin olamazsınız.
Kendisinden çok şey beklenen Arda ise küskünleri oynayınca, Galatasaray takımı rakibin savunmada bir iki pozisyondaki hatasından kaynaklanan gol pozisyonu dışında hiç etkili olamadı.
İkinci yarı ise Galatasaray oyuncu ve sistem değişikliğiyle sahaya çıkmasına rağmen yine ilk yarıya göre değişen bir şey yoktu. Hatta ilk yarıdan çok daha fazla hatalar ve vurdumduymaz görüntüler ortaya çıktı.
Medical Park Antalyaspor da Galatasaray'ın bu durumundan çok iyi yararlanarak farklı bir skor yakalama becerisi gösterdi.
BÜLENT TULUN: Geleceğe yol açalım (FOTOMAÇ)
Takımın başında çıktığı ilk resmi maçta 4 cezalı ve 2 sakatla işe başlamak zorunda kalan Bülent Ünder hoca seçilebilecek en doğru 11'le başladı.
Hücum gücü son derecede zayıf ve ikinci bölgeden topu gol alanına taşımakta zaafiyeti olan Galatasaray, maçın ilk yarısında kalesinde ciddi gol pozisyonları yaşadı. Pino, Arda, Stancu ve Kewell beraber oynayınca savunmaya yardım problemi çok barizdi.
Servet'i sürpriz adam olarak sürekli gol yollarına yollayan Ünder, bu atakta çoğalamama problemini elindeki malzemeye göre çözmeye çalıştı. Servet'in ileri çıktığı pozisyonlarda Cana daha defansif oynuyordu.
Takım savunmasında büyük zaafları olan rakibinin üstüne akıllı bir şekilde gelen Antalyaspor, 2 farklı öne geçtikten sonra farkı daha da arttırabilirdi.
Top Galatasaray'lı oyunculara geldiğinde adeta 5 kg haline geliyordu. O kadar ağır bir şekilde hücuma kalkılınca Antalya'nın her akını gol pozisyonu haline döndü.
Top sanki 5 kg olmuş!
Orta sahada rakibinden hiçbir baskı görmeden top yapan Antalyaspor adeta yazlık maç oynar gibiydi.
Her yıl onlarca futbolcuyu yollayıp, yeni onlarca futbolcu alırsanız bu bitmeyen sirkülasyonda takım olmaktan çıkarsınız. Aynı sezonda en az 2 değişik teknik direktör ile çalışıp, futbolcuların kafalarını karmakarışık ederseniz bu sonuçlar kaçınılmaz olur.
Yapılacak tek şey bundan sonra yeni sezon planlamasını rahat yapabilecek bir ekibe kısa zamanda olanak sağlamak ve abuk sabuk insanlara imza toplatıp mahkemeye falan gitmeden Galatasaray'ın geleceği ile daha fazla oynamamak olmalıdır.
İyi bir Galatasaraylı olduğundan hiç şüphem olmayan Sayın Adnan Polat bugüne kadar kötü kadrolar ve yanlış danışmanların kurbanı olmuştur. Ama olmuşla ölmüşe çare yoktur. Sayın Polat'ın bundan sonra en doğruyu yapacağına emin olmak istiyorum.
