Hazırlık 'pas'ları...
Hazırlık maçları, bildiğiniz, ölçeği belli 'yol haritaları' gibidir. Araziye çıkmadan önce ön bilgileri onlardan alırsınız. Durum belirler, fikirler edinirsiniz. Eksiği-gediği, hazırlık maçlarında görürsünüz. Hazırlık maçları, her ne kadar ölçü değilse de ölçeklidir!.. Karşınızdaki takımın kalitesi, aynı zaman da ölçeğinizi belirler.
Belli ki hazırlık döneminde, hazırlık paslarına hazırlık yapmış Şenol hoca. Bu paslar, takımın bu uzun ara dönemdeki oluşabilecek 'pas'ını alacak, öyle gözüküyor... Maçın başlangıcından itibaren bekler dahil herkes 'dar alanda kısa paslar'ıtercih etti.
İyi de etti...
Sistemin as ve yedek üyeleri, sistemin hazır birer parçası olduğunu gösterir gibiydiler.
Bayrak yarışında bayrağı teslim almadan önce, bayrağı verecek olanın hızına erişen koşucular gibiydiler ilk 45'te. Özellikle Barış Ataş, ilk koşucu gibiydi. Savaşan bir Yattara'yı da gördük ya şimdi daha da ümitliyiz...
Hazırlık dönemi ve yedek sayılabilecek bir kadroyla sahaya yayılan Trabzonspor takımının sahada 'düşündüklerini' bizler beğendik...
Werder Bremen karşısında, bir hazırlık maçı için mevsimi de hesaba katarsak iyi sayılabilecek adet ve coşkuda taraftar vardı. Trabzonspor, lig mücadelesinde kadroda yer bulamamış isimlerin çokluğuyla sahadaydı. Bu durum üretkenliği etkilemiş olsa da gözlem ve dersler açısından faydalı oldu. Kampa geç katılan bu isimlerin bir an evvel ceza-af konuları, yeni tartışmalara yol açmadan halledilmeli.
Jaja gibi 'anormal' özellikleri olan bir yıldızın 'normal' olmasını beklemek en büyük anormallik değil midir? Yazılı kurallar haricinde hiçbir ekstra yaptırıma gidilmemeli... Ve hatta 'rakiplerinizin de neredeyse, sezonu Jaja ile birlikte açtığını düşünerek', teknik olarak olayın çok da abartılmasına izin vermeyin!
Bir Alman takımıyla hazırlık maçı yapmak her zaman önemli ve kıymetlidir. Skor mu? Bakmadık bile!..
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

