Trans seferleri...
Ligin lideriyseniz, her transfer hamleniz ayrı bir sorundur! Şöyle ki; ileri aşamalarda, alınan ya da alınmayan her oyuncu için, saha sonuçlarına göre ahkâm keseniniz çok olacaktır.
Trabzonspor gibi, 'ne yapılsa beğenmeyeni bol olan' camialar için klasik sorundur transferler.
Bir nevi kumardır transfer işi.
Bizim açımızdan en önemli konu; takımını bu noktaya getiren kadronun durumdan etkilenip, etkilenmeyeceğidir. Elbette herkesin işine odaklanması ve rekabete açık olması gerekiyor.
Ancak, unutmamak gerekir ki malzemeniz de insan! Mevkilerinin hakkını verip takımını bu noktaya taşıyanların kafası karıştırılmamalı.
Mutlaka, Şenol Güneş konuyla ilgili bizden daha derin düşüncelere sahiptir.
Bizim de naçizane önerilerimiz var: Madem 'takımdaşlık' Trabzonspor'un olmazsa olmazı, o halde; alınacak oyuncularla ilgili, "Umut'un, Selçuk'un, Giray'ın, Burak'ın ve özellikle Egemen'in fikirleri alınmalı."
Takımda oluşan arkadaşlık havasının bozulması engellenmeli. Aidiyet duygusu sadece imzaya bırakılmamalı böylece...
Ve hatta onlardan 'isim bile' talep edilmeli. Tabiri caizse; "Bu oyuncu sizce de uygun mudur?", "Aramıza katmayı istediğiniz yerli oyuncu var mı?" görüşü paylaşılmalı.
Kar-tipi oyuncu alınmalı
2. devrenin birçok maçı, şöyle kaba bir hesapla da yarısı, çetin kış koşullarında oynanacak.
Haliyle, takımlar kadro seçimlerinde yoğun kış koşullarını göz ardı etmemeli.
Özellikle de büyük takımların artistik kadrolarının deplasmanlarda patinaj yapacakları tecrübeyle sabit. Yerli ve sert yapılı oyuncuların kartipi, estetik oyuncuların ise ralli tipi olduğunu düşünüyoruz. Aksini iddia edenler olacaktır elbette.
Ancak, ülkemize gelen yabancıların özellikle hücum bölgesinde oynayanları, deplasmanlarda 'konsantrasyon sorunları yaşarlar've bu herkesin de malumudur.
Kar ve tipinin eksik olmayacağı dönemler için; 'Kar-tipi' yerli ya da yabancıların iklimlerinin uygunluğu gözardı edilmemeli!..
Yeni yılınızı en içten duygularla kutlarken, yöresel bir hikayeyle de bağlayalım 2010'u:
Adamın biri memleketine gider. Trabzon'a.
Altında da o dönem için iyi sayılabilecek bir araba vardır. Eş, dostla sohbet ederken arabasına övgüler alır. Ve sonrasında şu eleştiriler gelir arabaya: "İyi araba, güzel araba ama, yaylaya çıkmaz."
Mesele budur: "Bir de yaylada görmek lazım şu meşhur arabaları!"
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
