Tanrım beni baştan yarat
Galatasaray Başkanı Sayın Adnan Polat stadyum önünde kendisine yakaran taraftara "Medya karşısında reklam yapmayın!'' demiş, o maçlık durumu kurtarmıştı!
O soğuk ve sakin görünümünün ardında büyük yangınların habercisi bir gerilim taşıyor aslında. 'Biz ne yaptığımızı biliyoruz!' demişti birkaç gün önce de. Ama görüntü "Ne yaptığını bilen bir yönetim kurulu" görüntüsü vermekten çok uzak. Takım da öyle.
Bu takımın Avrupa yürüyüşü başladığı dönem altyapıdan yetişen futbolcuların 'alt kategori takımları için maden yatağı!' olduğu dönemlerdi.
Dünyayla yarışmak kuşkusuz 'müsabaka gücü yüksek kaliteli oyuncular!' gerektiriyor.
-Nonda ve Keita böyleydiler ama. Kendi milli takımında yürüyen Elano gitti, Baros da gitmek isteyenler arasında. Ancak yine aynı Galatasaray'ın o başarıyı altyapıdan ve 'çevre takımlardan!' üleştirdiği futbolcularla kazandığı da bir gerçek...
Bu takım önce 'stratejisini yitirmiş!' ya da 'stratejisi olmayan!' kurmaylarca yönetilmektedir.
Bilmem farkında mısınız; gerçeklerin ve tarihin yazıcısının lig dibini görmesine birkaç maç kaybı kaldı. 'Ne yaptığını bilenlerin!' ya yapacaklarını bilemeyen bir yönetim kurulu olduklarını kabul etmesi yani yeni bir yol haritası çıkarması ya da bir kenara çekilmesi gerekiyor.
Lisenin ağırlığı
Galatasaray'ın 'menfaatleri bunu gerektiriyorsa!
Tek çıkar yol; kuruluşundan bugüne onlarca yönetim kurulu değiştirmiş ve bugünü değil hep geleceği hedeflemiş bir kulübün 'yürüyüş ve tarih yazıcılığı!' misyonuna denk düşecek bir 'karar alma ve uygulama!' mekanizması oluşturması ve alınacak kararları süratle hayata geçirmesidir.
Bunun için gerekli birikime ve donanıma sahiptir Galatasaray.
Ne Sayın Adnan Polat ne bir başkası bundan başkasını istemez çünkü. Galatasaray, Fenerbahçe'de yaşanan ve vaka-i adiyeden sayılan Başkan-Muhalefet, Başkan-Yönetici kapışmalarını yaşayamaz.
Burada kimsenin iyi niyetini ya da Galatasaraylılığını yargılamıyor aksine 'farkına varamadıkları!' bir sürecin nerelere evrileceğine ilişkin uyarılarda bulunuyoruz.
Çok bilmişliğimiz bizim, Galatasaray'ı yönetenlerin hiçbir şeyi tam olarak bilemeyişleri' tribündeki sevdalılarının talihsizliği olsun.
Bu talihsizliği ortadan kaldıracak; bunu şansa dönüştürmeye; maç kazanmaya; sıralamadaki yeri yukarı taşımaya ihtiyacı var Galatasaray'ın. Artık kendi ligimizdeyiz ve 'Türk olmayan takımlarla!' kapışmak şansını da aylar önce bu sezonluk yitirdi sarı-kırmızılı armada. Avrupa maçları nişanesiydi Galatasaray'ın; ligimizdeki maçlar geri dönülmez bir akşamın ufku olmasın...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
