Ders maçı
Kolay görünenin aslında en zor olduğunu bir kez daha gördük. Topa, maça, oyuna ve her şeye hakimdi Fenerbahçe ama golü 80'den sonra bulabildi. Görkemli bir Süper Kupa resitalinden sonra, üç lig aşağıdan gelen rakibine karşı bir türlü tabela düğmesine bastıramadı. Maçın şans bulamayanlarla olması kadar doğalı yoktu. Düşünün Nene sağ bek, Oğuz ise sol… Buna karşı Talisca ve Duran gibi iki dev forvet önde, fırsatın peşindeler. Mert Günok ile birlikte tamamen değişen defansın öncelikli görevinin oyunu kurmak olarak şekillenmesi de sürpriz değil bu maçta.
Beyoğlu Yeniçarşı'nın genç kadrosu, aynı Göztepe maçında olduğu gibi öyle bir duvar ördü ki, Fenerbahçe ilk yarıda 18 şut denemesi yaptı, golü 29.'da buldu. Üç direkten dönen top, Talisca'nın da kalecinin suratına baktığı dört – beş pozisyon var. Talisca'nın sihirli sol ayağından gelen ilk gol olmasa, "Futbolun adaletinden" bahseden yazılar veya yorumlar da olacaktı. Bir başka açı bize bireysel formlara bakmamızı söylüyor. Hadi John Duran kalabalığın içinde sıkıştı. Nene, Symanski ve Oğuz Aydın'a ne demeliyiz. Yeniçarşı defansı özellikle de Nene'ye fırsat vermedi. Konsantrasyon deyip geçmeyin, karşımızda ciddi bir balans ayarı var.
Sahada yok olan Nene ve Symanski'nin bölgelerini golden sonra değiştirmek de Tedesco adına çok geç alınmış bir karar. İki kanadını da doğru kullanamadı, oralardan etkili ortalar – paslar getiremedi takımı. Efe İnanç'ın kurgusunda, ezberinde makine gibi bir Beyoğlu Yeniçarşı takımı vardı. Başkan İskender Karadeniz'in "genç oyuncular" üzerine kurulu prensiplerinde, vazgeçmeyen karakterleri var. Yolları açık olsun.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

