Turgay Demir

Turgay Demir

31 Mayıs 2011 | Salı

Futbolun Ergenekon'u!

Hayatta kaybedebilirsin... Kaybetmeyi ahlaksızca bir kazanca tercih et. Bazıları bu iki cümlenin hakkını verebilselerdi bugün futbol adına çok daha güzel şeyleri konuşabilirdik. Konuşamıyoruz...
Ben dahil hepimiz, komplo teorileri üretiyoruz.
Peki suç kimde? Biz de mi? Üretene değil ürettirene bakmalıyız belki de?
Hatırlayın geçen sezon tam Fenerbahçe maçı öncesi Ankaragücü kalecisi Serkan Kırıntılı Kadıköy'de görülmüştü. Gezmeye gelmişti. Sonra ne oldu? Fenerbahçe'ye transfer oldu.
Bu sezon yaşanan Emenike skandalı ayrı bir konu.
Ve işte son bomba... Emre Belözoğlu'nun da yanında olduğu bir sırada menajer Ahmet Bulut'un yardımcısı Ekrem'in, Ankaragücü oyuncusu Kağan'a çektiği mesajlar.
Emre gerçekten orada mıydı? Bu tür mesajlardan sezon boyu başka kimlere çekildi ya da çekildi mi?
Karşımızda ligin ilk yarısında iki yakası bir araya gelmezken, ikinci yarıda 17'de 16 yapan bir takım var.
Hem sahada emek verenlerin alın terlerine yazık etmemek adına, hem de gerçekleri ortaya çıkarmak adına bir şeyler yapılmalı. Şaibeler ortadan kalkmalı.

'Temiz Eller' operasyonu
Bizim sorduğumuz ve sizin aklınıza takılan onlarca sorunun hepsinin cevaplarını bulmak mümkün. İtalya'daki gibi bir temiz eller operasyonu başlatılır ve kim, kiminle, ne zaman, nerede, nasıl ve neler konuşmuş hepsi ortaya çıkar?
Sonra. Sonra birilerinin canı fena yanar! Diyelim ki bunlar oldu yeterli mi? Bu şaibeler, kafa karıştıran işler sadece bu sezon mu vardı?
Hayır! Dönün geriye Galatasaray'ın destanlar yazdığı yıllara bakın. 8-0'lık Ankaragücü maçı, Eskişehir'de kaleciyi döverek elinden alınan top, Vahap Beyaz'ın düşmeyen Arif'e 90 artı 9'da verdiği penaltı. Malatya'ya giden arabalar v.s.
Sonra meşhur 11 puan farkın kapandığı 2003-2004 sezonuna bakın.
Uzatmayalım... 500 milyon dolarlık bir markadan söz ediyorsak bir şeyler yapmalıyız. Bunu yaparken sadece bu sezonu ele alarsak hem ayıp ederiz, hem de başımızı kuma gömmüş oluruz.
Ya nalına da, mıhına da vuracak Zekeriya Öz gibi gözü kara bir savcı yönetiminde tarihi bir operasyon başlamalı, herkes konuşmalı, eğer varsa futbolun içindeki ergenekon bulunmalı.
Ya da herkes susmalı ve hep birlikte uyumalıyız! Yazıya başlarken milattan 900 yıl önce insanların bir tapınağın duvarlarına yazdıklarıyla başlamıştık, onların bir sözlerini biraz değiştirerek bitirelim: Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen futbol insanoğlunun icat ettiği en güzel spordur!

Futbol ayak oyunudur tamam da
BİR türlü öğrenemedik hesapsız, kitapsız oynamayı. O nedenle yıllardır şaibe düşmüyor gündemdem.
Soyunma odası koridorlarında hakemin şerefini penaltıyla tartmaya kalkanlar, krıtik maçlar öncesi rakiplerin yıldız oyuncularına yapılan transfer teklifleri, "Kupa bizim, lig falancanın" olsun açıklamaları...
Sahada futbolcu tarafından tartaklanmasına rağmen sessiz kalan hakemler? Kör gözün parmağına aynı takım maçına tayin edilen ya da aylarca bir takımın maçına verilmeyen hakemler. Futbol ayak oyunudur tamam da bu kadarı futbol için bile fazla.

Avrupa'da esamemiz okunmuyor
İÇ kavgalarımızla ligin efendisi olmak istiyoruz ve bunu yeterli görüyoruz. En büyük kulüplerimizin bile hedefleri küçük.
O nedenle köy takımı Braga final oynarken bizim 25'er milyonluk taraftarları (!) olan devlerimiz mahelle takımları karşısında sapır sapır dökülüyorlar.
Avrupa'da esamemiz okunmuyor esamemiz.

Hakemlerimiz farklı mı?
BİTMİŞ Macar futbolu Şampiyonlar Ligi finaline hakem gönderiyor biz hala Cüneyt Çakır'ın yönettiği kıytırık bir maçla kendimizi tatmin ediyoruz.
Gücü yeten yetene bizim ligimizde.
Güçlü olan bozuk düzen istiyor, zayıf olan adalet. Ben de zayıfım o nedenle hep hakkaniyetli yarış, erkekçe mücadele ve şaibesiz şampiyonluk isterim.. Zayıflık işte.

Ligin yeni renkleri!
MERSİN İdman Yurduyıllar sonra Süper Lig'te. Samsun ve Ordu da öyle. Süper lig şehir kulüplerinden oluşmalı. Arkalarında bir şehrin sinerjisini, gücünü taşımalı takımlar. Ordu ve Samsun böyle ekipler. Onların dönüşünü çok önemsiyorum. Mersin İdman Yurdu'nu da özlemiştik. Üç takımımıza da yürekten hoşgeldiniz diyorum.

Emre Belözoğlu
TRABZON Milletvekili Kemalettin Göktaş ilk açıklamayı yaptığında, Emre çok ağır bir cevap vermişti. Şimdi ortada net ifadelerin kullanıldığı bir mesaj var. Sezon boyu özellikle hakemler tarafından "dokunulamayan" oyuncu görüntüsünde olan Emre bir kez daha çıkıp konuşmalı. Kamu vicdanı açıklama bekliyor!

Barça'dan ders almak!
BEŞİKTAŞ resmen bahar temizliği yapıyor.
Bugüne kadar sahada beklenen performansı sergileyemeyen bir çok oyuncuyla yollar ayrılırken yerlerine genç, gelecek vaadeden ve en önemlisi yerli statüsünde oyuncular alınıyor.
Bu transfer stratejisi doğru, Beşiktaş taviz vermeden yolunda yürümeli ve Türkiye içindeki kısır çekişmelere asla girmemelidir.
Hedefini büyük koymalı, gerekirse bir-iki yıl şampiyon olmamayı göze alıp takımın en az yarısını genç oyunculardan oluşturmalı.
Dünyayı sallayan Barcelona'nın 18 kişilik kadrosunda tam 10 tane alt yapı menşeyli oyuncu var. El oğlu doğru yöntemi bulmuş, peşinden gitmek gerek.
Amerika'yı yeniden keşfetmenin alemi yok.
Kaldı ki Beşiktaş bu yönetmi 80'li yılların başında deneyip 15 yıl boyunca Türkiye Ligi'ni hallaç pamuğu gibi atmıştı.
Şimdi tekrar deneme zamanıdır.

Özür duyamadık
ERTUĞRUL Sağlam, Beşiktaş'ın Gaziantep'e gençlerle gitmesini eleştirirken bir sezon önce aynı Beşiktaş'ın Bursa'ya 14 kişiyle gittiğini unutmuştu! Beşiktaş'ın genç ağırlıklı kadrosu Gaziantep'te alın teriyle puan aldı. O gün, bugündür Ertuğrul Sağlam kardeşimin bir özür dilemesi gerekiyor ama sanırım unuttu!


Haftanın olayı:
Kağan'a giden mesajlar!


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor