Hak kapanın söz haykıranın mantık şarlatanın!
Şenol Güneş bu lige fazla. Basın toplantısını dinlerken bunu bir kez daha anladım. Hakkaniyetli yarış, adaletli hakemistiyor.
O da bizim gibi hayal görüyor, ütopya peşinde.
Yayıncı kuruluştan, medyadan şikayet ediyor.
İyi niyetle, vicdanlara sesleniyor ama nerde o vicdanlar?
Yılların Uğur Dündar'ı, Fenerbahçe'ye uydurma penaltı veren hakemleri tek satır eleştirmezken, lehine bir penaltıyı vermeyen Hüseyin Göçek için "Çok ağır ceza verilmeli!" diye yazmadı mı? Hangi hakkaniyet! İşte yıllarca Hürriyet'i yöneten Ertuğrul Özkök Fenerbahçe soyunma odasına girmiş ve çocuklar gibi şen.
Sanırsın ki Everest'e çıkıp bayrak dikmiş.
Duygularını anlatacak kelimeler bulamıyor.
O derece yani. Hangi tarafsızlık! Beşiktaş tribünlerinin 90'lı yıllarda Galatasaray'la yarışırken bestelediği "İnanın çocuklar…" marşını "Fenerbahçeliler'den Nazım bestesi!" diye manşete taşıyan aynı zihniyet değil miydi? Hangi gazetecilik! Biliyorum Şenol hoca Fenerbahçeli vicdanları harekete geçirmek için yapıyor bu açıklamaları.
Lakin faydasız. Zafere giden her yol mübah, hikaye bu.
Birileri onu izlerken bıyık altından gülerek "Sen hâlâ dersini almadın mı hocam, Fenerbahçe'nin büyüklüğünü kabul et" falan diye kafa buluyorlardı muhtemelen. "Fenerbahçe sahada ve saha dışında lobileriyle çok çalıştı, şampiyonluğu hak etmediklerini söylemek doğru olmaz" diyor Güneş. Haklı! Çok çalıştılar.
Harç bitti, yapı paydos
İstemedikleri hakemler maçlarına verilmedi.
Topuk Yaylası'nda "Federasyon bizimle" mesajı verdiler... Futbolcularının yaptığı yanlışları dahi savundular. Lehlerine olan hakem hatalarında sustular, aleyhlerine hata olunca kıyameti kopardılar.
Her şey istedikleri gibi olunca "Yeter artık futbol konuşalım!" masalı anlattılar.
Gerçekten çok çalıştılar çooook! "Emenike ve Sezer'i alırlarsa yakışık almaz" demeye getiriyor Şenol hoca!
Aldılar bile. Öyle de yakıştı ki! Sen adaletli sistemlerde yarışabilecek bir teknik adamsın Şenol hoca.
Peki bizdeki düzen öyle mi? Neyzen'in dediği gibi… Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır, Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Fazla söze ne gerek. Harç bitti, yapı paydos.
Hiddink gidebilir
Hiddink gider mi? Çok önemli soru bu? Şimdilik cevabını Hiddink dahil, kimse bilmiyor. "Belçika maçını kaybedersek, takımın iddiası azalırsa gider" diyenler çoğunlukta. Sanmıyorum, skora bakıp karar vermez ama kongreye bakabilir.
Mahmut başkanla diyaloğu son derece iyi olan Hiddink, Özgener aday olmaz ya da olur ve kaybederse hem yeni yönetimin önünü açmak, hem de kendi rotasını yeniden çizmek için gidebilir!
Bekleyelim görelim...
Lütfi Arıboğan G.Saray 'a mı?
Terim ve Galatasaray yönetimi Lütfi Arıboğan'ı çok istiyorlar bunu iyi biliyorum.
Asıl hedefi UEFA'da yol almak olan Arıboğan'ın da kesin kararını vermek için kongreyi beklediğinden eminim. Birlikte geldiği Mahmut Özgener bir şekilde federasyonu bırakırsa, Arıboğan da G.Saray'da demektir.
Sadri başkan dersini aldı mı?
Geçen sezon Fenerbahçe ile Bursa yarışırken "Biz kupayı alalım, Fenerbahçe şampiyon olsun.
Fenerbahçe yenilince Aziz başkan için üzülüyorum!" diyen Sadri Şener de kendini sorgulamalı ve şu kaçan şampiyonluktan dersini almalıdır. Büyük kulüp başkanı, büyük düşünür, başkalarının işine karışmaz. Umarım sevgili başkan şu sezon yaşananlardan dersini iyi almıştır.
Emenike
Dün Karabük'e yaptığını Fenerbahçe'ye ne zaman yapacak, ben en çok bunu merak ediyorum. Kimbilir belki de Fenerbahçe'yle Şampiyonlar Ligi grup maçları oynarken bir Avrupalı rakipten teklif alacak Emenike...
İşte o gün Fenerbahçe bazı şeyleri çok daha iyi anlayacaktır.
Selçuk balık mı?
İyi bir futbolcu mu, evet öyle. Peki bir yıldız mı, asla değil? Galatasaray almış hayırlı olsun ama 21 milyon euro çok 'uçuk' bir rakam. Ünal Aysal "Galatasaray'a balık vermem, balık tutmayı öğretirim" demişti. İlk balığı verdi, hem de pahalı bir balık. Bakalım tutmayı ne zaman öğretecek!?
EGEMEN, VELi, TANJU
EGEMEN yüreğiyle oynayan sıradan bir oyuncu. Aranan kan olur mu derseniz bence zor. Veli'nin iyi bir kumaşı var. Kendini geliştirirse formayı kapar. Tanju da öyle. Altyapı sağlam geriye kalıyor çok çalışarak kendini aşmak. Bakalım bunu yapabilecekler mi?
Mourinho Aykut
Yağdanlıklara bakarsanız yeni Mourinho Aykut Kocaman.
Dokuz puan farkı kapatmış, Fenerbahçe'yi şampiyon yapmış!..
Alex'i yeniden yaratmış!..
Peh peh peh...
Yakındır, bir de bakmışsınız suyun kaldırma kuvvetini de Aykut Kocaman buldu demeye başlamışlar.
Şimdilik o kadarına utanıyorlar.
Yahu sayın yağdanlıklar, Fenerbahçe ligin ilk yarısında dokuz puan fark yiyip, Avrupa'da köy takımlarına elenirken, kupada Yeni Malatya, Buca, Ankargücü karşısında perişan olurken sizin Mourinho neredeydi!?
Bırakın yağ çekmeyi; 'devrim ne oldu devrim' siz ondan haber verin!?
Hani futbolcuya dayalı düzen yıkılacaktı?
Lig TV'de Aykut hocayı dinlediniz mi? 'Alex varsa sistem değiştiremezsiniz' diyor. Eee artık siz de teslim olursunuz sanırım!
Yoksa siz hâlâ, "Alex'e dayalı düzen değişmeli" falan mı diyorsunuz?
O zaman ya körsünüz ya da harbiden tam yağdanlık olmuşsunuz.
Futbolun oscarları
Çalışanlarının büyük fedakarlıklarıyla yayın hayatını sürdüren Futbol Plus'un artık bir klasik haline gelen "Futbol Oscarları" ödül töreni önceki gün yapıldı.
Takdir ettiğim Şota'ya ödülünü vermek ve gerçek dost Süleyman Hurma'nın elinden"Yılın Beşiktaş Yazarı" ödülünü almak büyük zevkti. Teşekkürler Futbol Plus okurları.
SEZONUN MANŞETİ:
Emenike ve Sezer Fener'de
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

