Turgay Demir

Turgay Demir

18 Mayıs 2011 | Çarşamba

Gördünüz mü Alex'i

TRABZON ligin ilk yarısında müthişti, ikinci yarıya ise rahavetle başladı. Dokuz puanlık avantajını kaybedince pabucun pahalı olduğunu anlayıp yine toparladı ama Eskişehir maçı kırılma anıydı ve o virajı dönemedi.
İşin kısa özeti bu.
Gaziantep Fenerbahçe'yi, Eskişehir Trabzon'u çok zorladı. Fenerbahçe son saniyelerde de olsa kazanmayı bildi, Trabzon bilemedi!
Ligin en önemli kırılma anı budur.
Bir diğeri ise Kadıköy'deki maç.
Trabzon o maçı kaybetmemeliydi, kaybetti, hem de averajını bozarak.
Elbette işin içinde hakem hataları da var. Aradaki puan farkı kapananana kadar Trabzon aleyhine daha çok, F.Bahçe aleyhine ise daha azdı.

Yeni bir son hafta faciası mı?

Bu da bir faktör ama 9 puanlık fark da az değildi.
Trabzon her şeye rağmen konumunu koruyabilirdi.
Yapamadı. Umutve Jaja da Burak'ın performansına ayak uydurabilselerdi yarış ikili averaja falan kalmazdı. Sanırım işin püf noktası da (Bkz. Eskişehir'de kaçan goller) burası.
Artık bitti...
Biliyorum bir doksan dakika daha var ama yeni bir son hafta faciasına kimsenin yüreği dayanmaz.
Dolayısıyla Fenerbahçeli futbolcular kılı kırk yaracaktır.
Şampiyonluk demişken Fenerbahçe bir yandan zaferi kutlarken diğer yandan geriye dönük analizleri doğru yapmalıdır. Alex farkını görmelidir.
Hakkı Yalçın, Selçuk Yula ve bu satırların yazarı Alex'i korumaya alırken, Kocaman ve şakşakçıları "Futbolcuya dayalı düzen bitiyor! Devrim geliyor!" şeklinde masal anlatıyorlardı.
Kazara o sambacının oynamadığı haftalarda Fener üç-dört galibiyet almış olsa bugün Alex gitmiş, Fenerbahçe'nin ligdeki işi de bitmişti.
Dolayısıyla şampiyonluk geliyorsa devrim
masallarıyla değil, Alex'le geliyor... Gerçek bu.

Guardiola
Tayfur hocanın kenarda duruşu, bildiğin Guardiola.,. Kariyerinin dostlar benzerlikleri. Eskişehir maçında bu benzetmeyi yazıma başlık yapacaktım, bugüne bıraktım.
Ali Ece ve Pascal dostlar benden önce davrandı. Bir yandan doğru benzetmeleri için ikisini kutlarken, diğer yandan önemli bir gazetecilik kuralını es geçtiğim için kendime
kızıyorum; asla yarına bırakma!

Hoşgeldin İmparator
FATİH hoca yılların tecrübesi. Üstelik renkli bir kişilik. Galatasaray'ın başına yeniden geçmesi her açıdan olumlu. Bir yandan Türk Telekom Arena'nın atmosferinde takımı toparlar, diğer yandan yerinde polemikleriyle gündem yaratır.
Uzun sözün kısası Terim gibi bir ustanın kenarda kalmayıp sahaya inmesi her açıdan
önemli. Hoşgeldin İmparator.

İbo küçük, Aykut Kocaman
FENERBAHÇE'nin başarısında Aykut Kocaman'ın payı nedir diye merak edenler, bana değil 8 yaşındaki İbrahim'e sorsunlar.
Alex'i göndermeye çalışan bir teknik adamı, Alex'in bu başarısına rağmen öne çıkarmaya çalışanlar çocuk kadar bile futbolu bilmediklerini kanıtlamış oluyorlar.
Ne diyor küçük İbo: "Aykut Kocaman'ın taktiksel anlayışını beğenmiyorum.
Ben de olsam Alex ve Niang'i oynatır kazanırım."
Yani Alex ve Niang'ın varsa yeter, Aykut hoca olmasa da olur diyor İbo.
Eeee boşuna mı demişler, çocuktan al haberi diye.

Para üstü yok, fiş alın
BEŞİKTAŞLI okurlardan Mehmet Aydın Kayseri'deki finalde yaşanan sıkıntıları yazmış.
İşte Aydın'ın şikayeti: "Öncelikle stat büfesinden alışveriş yapanlara para üstü yerine fiş verildi. Yani insanlar tüm paralarını harcamak zorunda bırakıldı. Ayrıca tribün dolunca tuvaletlerde sular kesildi."
Özellikle birinci şikayet çok önemli ve bana göre insan haklarına aykırı.
Belki bozuk paraların sahaya atılmaması için böyle bir şey yapıldı, belki de insanlar stadı terk ederken fişler tekrar paraya çevrildi; bilemiyorum.
Sorup, soruşturdum bilen yok. Federasyon ya da Kayseri İl Müdürlüğü cephesinde bu konuda bilgisi olan varsa bizi ve kamuoyunu aydınlatırsa mutlu oluruz.

Fernandes kalmalı
OKUL bitti çocuğun zihni açıldı misali giderayak Fernandes çok iyi oynamaya başladı. Sanırım düne kadar kendini emanetçi olarak görüyor ve motive olamıyordu. Kalma ihtimali doğunca işe sarıldı.
Yetenekli olduğu kesin, şartlar uygun olursa, o da kalmalı.


Pivot santrfor şart
ALMEİDA gideceğine göre Beşiktaş'ın ön tarafta bir pivot santrfora yine ihtiyacı olacak demektir. Bu Bobo olur mu derseniz, bence olmaz. Ancak hiç yoktan da iyidir. Eğer daha iyisi alınmayacaksa Bobo kalmalı. Forlan gelse bile ön tarafta bir uzun lazım.

Lütfen adil olun
Selçuk amcasının gönderdiği imzalı Alex formasını giyince bizim Ata "Fenerbahçem benim…" şarkıları söylemeye başlamıştı. Bir baba olarak son hamleyi onu Kayseri deplasmanına götürerek yaptım. Ardından Alen abisiyle İnönü'de buluştu ve en son Eskişehir maçında takımla sahaya çıktı. Quaresma'yla, Rüştü abisiyle kucaklaştı. Galiba yeniden siyah-beyaz saflara çekmeyi başardık. Kupa zaferi onu da etkiledi.
Bu arada Eskişehir maçında hakem Özgür Yankaya'nın elini tutup sahaya çıkan Ata, Özgür hocaya ne demiş biliyor musunuz? "Lütfen adil olun, iyi bir maç yönetin. Yunus Yıldırım gibi kötü maç yönetmeyin!"
Duyan da diyecek ki "Babası öğretmiş!" Vallahi ben öğretmedim. Yalnız şu noktaya dikkat çekiyorum, Beşiktaş'a penaltı verin falan demiyor, adil olun diyor. Evet o benim oğlum. Hakkaniyetli
yarış istediğine göre.

Neden 1903 lira!
Nihat Kahveci bana ve gazeteme 500 bin liralık dava açmıştı. "Kimden kaç para alıyorsun, paran yoksa para vereyim!" diye bana yumruksallayan Nihat'a tazminat davası açtım. O saldırıyı yaparken üzerinde kaç yıllık bir forma olduğunu hatırlatmak adına da rakamı 1903 lira olarak
belirledim. Artık söz hukukta. Gerçekler ortaya çıkacak.

Haftanın komedisi:
Para yok, fiş verelim.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor