Üç boyutlu kırılma anı!
Gerilim, mücadele, muhteşem bir atmosfer derken keyifli bir derbi izledik. Galatasaray maçın büyük bölümünde rakibine pozisyon bile vermedi ama en kritik zamanda iki büyük hata yapıp acı bir yenilgi almaktan kurtulamadılar.
Hiç öyle fazla laf kalabalığına gerek yok bu maçın kırılma anını ben size söyleyeyim; Baros, Gökhan Gönül'ün ayağından topu tereyağından kıl çeker gibi aldı ve kaleci Volkan'la karşı karşıya kaldı. O da ne? Fırat Aydınus faul düdüğü çalıyor! Attırmıyor 2. golü. Birinci boyut bu. Yekta yetenekli bir oyuncu ama bu maçın ağırlığını taşıyamadı. İlk çıkması gereken o. Kazım ise inanılmaz bir hırs ve moralle oynuyor.
Bindirmeler yapıyor, savunmaya geliyor, ikili mücadeleleri kazanıyor vs.. Golünü de atmış. Bir de bakıyoruz Kazım çıkıyor! Oysa Fenerbahçe risk alıp yüklenirken arkada açık veriyor. Kazım'ı çıkarmak şöyle dursun mümkünse Pino'yu oyuna alacaksın. Hagi ne yapıyor? Ne yapacak, Kewell ve Arda'yı sahaya sürüp takımın hızını da, mücadele gücünü de azaltıyor. Fenerbahçe'nin ekmeğine yağ sürüyor. İşte size ikinci boyut.
Hagi, geldiği gibi gidecek
Sonuç olarak Fenerbahçe çok önemli bir virajı kayıpsız dönerek şampiyonluk yolunda büyük moral buldu. Galatasaray'ın yeni stattaki ilk mağlubiyetin ezeli rakibinden gelmesi ise sarıkırmızılı taraftarlar açısından bir başka hüzün kaynağıydı. Hagi bir Fenerbahçe maçıyla geldi, bu maç sonrası da gidecek büyük ihtimal. Adnan Polat'ın Hagi'yi şu maçta takımın başında sahaya çıkarması bile yenilgiye davetiye çıkarmaktı. Nitekim davet edilen yenilgi yine Hagi'nin hatalarıyla geldi.
Tribünleri tıklım tıklım doluran Galatasaray taraftarı bir saniye bile susmadı. Top Fenerbahçe'ye geçtiği anda ıslık, Galatasaraylı ayaklara geldiğinde ise inanılmaz bir coşku. Desibel rekorunu da resmen kırdılar. Bu da derbinin üçüncü boyutuydu!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

