Osman Aşkın Bak – Sinan Vardar – Fotomaç ;
HEPSİ
    23 Kasım 2017, Perşembe

    Osman Aşkın Bak

    Yeni kabinede çok yakından tanıdığım Sayın Osman Aşkın Bak'ın Spor Bakanı olması Türk Sporu için bana çok ümit verdi. Sayın Osman Aşkın Bak, sporun hemen hemen her kademesinde görev almış dört dörtlük bir spor adamıdır.
    Cumhurbaşkanımızın da çok güvendiği bir isim. Temennim futbolda ve diğer spor branşlarında büyük bir devrimin yaşanması...
    Devlet bütün imkanlarıyla spor tesisleri yapıyor ama maalesef kulüplerimizi yönetenlerde en ufak bir gelişim, yeni proje ve vizyon yok. Ama yeni Sayın Bakan tabandan, tırnaklarıyla gelen ve Türk sporunun bütün sorunlarını çok yakından bilen biridir. Benim de altyapılar için ne kadar büyük emek verdiğimi çok iyi bildiğini tahmin ediyorum. Özetle adama göre iş değil, işe göre bir adam seçildi.
    Sayın Bakanım; size çok güvenen biri olarak büyük başarılara imza atacağınıza inanıyorum. Tozlu raflarda bekleyen spor yasasını da artık çıkartın. Çünkü çok üzülerek söylüyorum futbol ehil ellerde değil ve profesyonel kulüpler ekonomik çıkmaz içinde...
    Saygılarımı sunar; başarılar dilerim.

    FUTBOL ALT YAPILARINA DARBE
    Futbol Federasyonu aldığı son bir kararla 2. ve 3. liglerde gelişim liglerine büyük bir kısıtlama getirerek Türk futbolunu geliştirmeye çalışacağına büyük bir darbe vurdu. 2. ve 3. Lig kulüpleri de bu karara büyük tepki gösteriyorlar. Dilimizde tüy bitti, hep söylüyor ve yazıyorum; Soma'daki felaketten sonra Soma'ya destek olmak için koşarak gittim ve Somaspor'a başkan oldum.
    Oradaki futbola olan sevgiyi hiç unutmayacağım.
    Gençlik Spor Genel Müdürlüğüne müracaat ettim, 3 bin kişilik statı 9 bin kapasiteye çıkardılar. Soma'da öyle bir futbol sevgisi vardı ki stat tamamen doluyor ve hatta dışarıda kalanlar bile oluyordu.
    Türkiye Futbol Federasyonu da Soma'ya tesis yapacağı sözünü verdi. Soma Belediye Başkanı hemen 50 dönüm yer tahsis etti. Bu konuda benim de çabalarım oldu ve tesis bitti.
    Zannediyorum ki bu tesis, Somalılara bırakılacak, Federasyon da gözlemleyecekti.
    Yıllar geçti; bu konuda en ufak bir gelişme olmadı ve tesis son aldığım haberlerde çürümeye yüz tutmuş. 3 yıl önce Soma için maçlar düzenlendi.
    Bir yıl toplanan paralarla ilgili bir icraat olmadı. Yazı yazdım, televizyonlara çıktım.
    Galatasaray Kulübü, Atletico Madrid'le oynadığı maç hasılatının 400 bin lirasını Afet Fonu'na aktardı.
    Fenerbahçe Kulübü ise yardım için toplanan parayı Eğitim Vakfı'na aktardığını açıkladı. 3 yıl önce Fenerbahçe ile Galatasaray arasında Manisa'da oynanan Süper Kupa maçı hasılatı verilecekti.
    Milli Takım'daki en ufak başarıya adam başı 650 bin prim veren Futbol Federasyonu, Soma'ya yapılan bu tesise sahip çıkamıyorsa ona da yazıklar olsun.


    Beşiktaş, Çin'de ama...
    Futbol takımları için hazırlık kampları çok önemlidir.
    Şenol Güneş, büyük bir gayretle takımı lige hazırlarken yine sayın başkanın kendi kendine aldığı bir kararla bir Çin seyahati çıktı ortaya... Bakıyorum; Şenol Güneş mutsuz, takım mutsuz...
    48 saatlik Çin seyahatinin 22 saati yolculukta geçti.
    Güneş'in bu seyahati tasvip etmediği çok çok açık...
    Usta teknik adam stoper ve forvet bekliyor.
    Hadi; 'ülkemiz ve Beşiktaş'ı tanıtacak bir seyahat' diyelim.
    Allah aşkına dünya kamuoyunda en çok tanınan futbolcularımız;
    Quaresma, Pepe, Talisca, Gökhan Gönül neden Çin kadrosunda yok?
    Bu nasıl tanıtım Allah aşkınıza!..

    Almanya'nın parlayan yıldızları
    Geçen hafta sizlere Almanya'daki yetenekli gurbetçi futbolcularımızın isimlerini vereceğimi söylemiştim.
    Bizim kulüplerimizin scoutları, 30 yaşının üzerinde futbolcu avına çıkarken; Almanya'da pırıl pırıl genç Türk futbolcular var.
    19 yaşında Köln'de forma giyen Salih Özcan, Bochum'da Görkem Sağlam, Fortuna Düsseldorf'ta Gökhan Gül, Leverkusen'de 18 yaşındaki Atakan Akkaynak ve henüz 16 yaşında Kaiserslautern U17 forması giyen Abdülkerim Çakar...
    Ha unutmadan; Salih Özcan'la Beşiktaş'ın ilgilendiği duyumunu aldım. Henüz bir sonuç çıkmadı. Keşke olsa...
    Tüm Süper Lig ve 1. Lig kulüplerimiz eski, yaşlı isimlerin peşinde koşuyor! Bu gençleri ne yazık ki ıskalıyor!
    Bu durum yalnızca futbolda değil.. Jübilesi beklenilen Adriana Lima Türkiye'yi salladı, yeni reklam anlaşmaları yaparak ülkesine döndü.
    Tebrikler cici kızımıza!..


    Vah Türk FutbolU vah!
    Kulüplerimiz Avrupa liglerinde oynarken altyapılarda iki oyuncu bulundurmak zorunda.
    Şimdi bakıyorum; bilhassa büyük kulüplerimizden oyuncu çıkmıyor.
    Atınç ve Necip de olmasa Beşiktaşımızda da yok. Hatta Galatasaray, 17 yaşındayken Beylerbeyispor'a aldığımız Anıl Karaer'i 29 yaşında tekrar kadrosuna almaya çalışıyor. Vah altyapımıza vah! Allah aşkınıza bu kafayla Türk Futbolu nereye gider!