Belki de kimilerine göre, "kapanan (!) iki takımın, klasik, zevksiz, heyecansız bir maçı oldu", bilemiyoruz!.. Yine belki...
Gördünüz mü? Meğer, sadece Trabzonlular değilmiş mevzuyu anlamayanlar! Bursalılar da pekala anlamıyormuş!.. Kapanıp kapanıp...
Trabzonspor, sahaya stoper (Giray-Mustafa) tercihi haricinde herkesin üzerinde birleştiği 11'le çıktı. Oyun anlayışında...
Teofilo olayına, (Teofilo'ya kızsak da) "insani" bakmadan da edemiyoruz. Neden mi? İzah etmeye çalışalım. Şimdi siz, gencecik...
Çalıştırdığı tüm takımlarda "mantalitesini" ortaya koyan bir hocaya karşı iyi de sayılabilecek bir ilk 10 dakika izledik...
Hayal edin. Sezon çoktan bitmiş ve ligi 3. ya da 4. tamamlamışsınız. Avrupa kupalarına birkaç ön eleme ile katılacaksınız....
Son 10 dakikada oyuna dahil olmak, o oyuncuya hakaret midir? Elbette değildir. Peki ilk 10 dakikada oyundan alınmak,o oyuncuya...
Şurası kesin; Trabzonsporlular, camianın merkezine Şenol Güneş'i yerleştirdi. Olağanüstü bir gelişme olmazsa, bu durum öyle...
Hani sesler gelmese stadyumdan, TV izleyicisi maçı seyircisiz zannedecekti. Bakıyoruz, tribünlerin yarısı boş. Maça ilgi...
Atalarımızın yüzyıllar önce keşfetmiş olduğu bir gerçeği, biz dışarıdan "yeni" geldi sanıyoruz. Huyumuz kurusun. Bir rotasyondur...