Karar verme sanatı!
Kime sorsanız ilkokul öğretmenini rahatlıkla hatırlar... Hatta direkt sorsanız mesela "Öğretmenin kimdi?"
Kimse matematikçisini söylemez. Reflekstir, ilkokul öğretmeni çıkar ağızdan. İz bırakırlar çünkü.
Futbolun da ilkokulu, ilköğretimi 'altyapılardır.' Oyuncunun aynı zaman da bilinçaltıdır altyapı...
Genellikle, velisi tarafından elinden tutulup tesislere götürülen ve aslında, "Aşil tendonu senin, iç yan bağları benim" der gibi, "eti senin, kemiği benim" sözüyle teslim edilen körpe çocuklar... 'İyi koşuyor, iyi çalım atıyor, iyi kafa vuruyor, iyi pas atıyor, topa iyi, topa sert ve de çok süratli' gibi kriterler... İyi ve uygun olanlar seçiliyor... Ya sonra neler yaşanıyor altyapılarda? İşin en zor kısmı, en karmaşık ve bence en dramatik kısmı işte bundan sonra başlıyor; "Mevkilere karar verme sanatı!"
Merak ediyorum ve soruyorum: Bu kararı kim veriyor?
Anne, babası mı? Altyapıdaki hocalar mı? Hayali golcü olmak olan bir küçük çocuk, 'sağ bek' olmaya nasıl ikna ediliyor mesela?
İronik bir yöresel hikaye
Cezalandırılmak için kaç 'haşere çocuk' istemediği mevkiye gönderildi, ya da kovuldu altyapılardan...
Disipline eyvallah da hoşgörüyor muyuz çocukların afacanlıklarını? Yaşken eğiyor muyuz, yoksa büküyor muyuz onları? Bir futbol takımının "geleceğini inşa edecek, temelini atacak" olanlar altyapı hocaları iken, kulüpler bunun ne kadar farkında?
Altyapılardan oyuncu yetişmeyişinde "mevkilere hatalı yönlendirmeler"in etkisi olabilir mi?
Geçen günkü yazımda, 'Tayfun Cora' özelinde, altyapılarda mevkilere karar vericilerin isabetli karar veremediklerine değinmiştim. Konuyu ilk olarak gündeme getirdiğimde o kadar çok "altyapı mağduru hikayesi" dinledim ki anlatmaya sayfalar yetmez!
Hal böyle iken; altyapıyı teslim ettiğimiz hocalarımızın en donanımlı ve en iyi eğitimli ve hatta en kazançlı hocalar olması gerekmiyor mu? İronik bir yöresel hikaye ile bağlayalım yine; Takımların sahaya sırtlarında, bir'den onbir'e kadar rakamların sıralı olarak yazıldığı formalarla çıkıldığı dönemlerdir.
Yıllardır sırtına 2 numara giyen oğluna, babası; "Oğlum 10 senedur oynaysun, hâlâ 11 olamadun mi?" demiş.... Futbol, goldür... Her altyapı adayı da golcü adayıdır... O nedenle, altyapılarda her seçim aynı zamanda da bir kaybediştir!..
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

