Yıldırım kompleksi
Şu an spor basınının F.Bahçeli olmayan her ferdinin tek bir ortak paydası var, o da Aziz Yıldırım nefreti. Hıncal Uluç'u NTV'den attıran Aziz Yıldırım, Erman Toroğlu'nu Lig TV'den kovdurtan Aziz Yıldırım, iki hafta sonraki Ankaragücü maçının hakemini bugünden ayarlayan Aziz Yıldırım, G.Saray-Bursa maçını berabere bitirten bile Aziz Yıldırım. İşlerine gelmeyen ne varsa sorumlusu Aziz Yıldırım. Son 4 seneye bakıyorsunuz, F.Bahçe'nin şampiyonluk sayısı 1. Takımın kadrosuna bakıyorsunuz ligin en iyisi, başındaki teknik adamlara bakıyorsunuz diğerlerinden iyi, taraftar desteği deseniz kimsede yok. Aziz Yıldırım her şeyi beceriyor, istediği hakemi istediği maça atıyor, rakiplerinin maçlarını bile ayarlıyor ama nasıl oluyorsa şu takımı 4 senede sadece 1 kere şampiyon yapabiliyor. Gidiyor Şampiyonlar Ligi'nde yarı finalin kapısından dönüyor ama ligi kazanamıyor veya son bir Denizli maçını ayarlamayı beceremeyip tüm sezonun emeğini bir maçta veriyor!
Duyum almışmış!
Türk futboluna bugüne kadar bir çivi çakmamış bir sürü vasat adam ellerinde kalem, ağızlarında mikrofon bedavadan sallıyorlar. Ankaragücü'nün asbaşkanı olduğunu söyleyen bir adam çıkmış, iki hafta sonraki maç için basın toplantısı düzenliyor. Duyum almışmış, Aziz Yıldırım maçın hakemini ayarlamışmış. İşin komik tarafı ayarladığı konuşulan hakem de Halis Özkahya. "Özkahya" denince 2006-2007 sezonunda F.Bahçe'nin cezası nedeniyle İzmir'de oynanan Ankaragücü maçı gelir. Kaleci Serkan'ın Alex'i düşürmesine vermediği penaltı ve kırmızı kart belki de bugüne kadar gördüğüm en komik hakem kararı olabilir. Kezman'ı yok yere atmasını filan da saymıyorum. Bugün Aziz Yıldırım'ı bilmem ama bana sorsalar o maça en son isteyeceğim hakem Halis Özkahya olur. Ama adamın biri çıkıyor, sallıyor da sallıyor. Ağzı olan konuşuyor. İsteyen istediği için "Golü mahsus yedi", "Penaltıyı bilerek kaçırdı" veya "Hakemi ayarladı" diyebiliyor. Bunları derken de en ufak bir rahatsızlık hissetmiyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
