Caner'e saygı
Dün gece, ilginç bir Fenerbahçe vardı sahada. Bir yanı iyi futbolun mührünü basmaya hazır.
Öte yanı kötü futbolun kaşesini.
***
Bu takım, rakibiyle uğraştığı kadar kendisiyle de uğraşıyor. İlk yarıda Kasımpaşa 3 kez geldi, ikisini gol yaptı.
İkinci yarıda Kasımpaşa'nın her gelişinde yelpaze gibi açılan bir savunma ve buna yataklık eden orta alan izledik.
Bir takımın böylesine bonkör olması şaşırtıcı. Ama bir takımın son dakikaya kadar galibiyeti kovalaması da övgüye değer.
***
Dün gecenin bir yıldızı varsa, onun adı Caner'di. Tempoluydu, yürekliydi, düşüncede de hızlıydı, eylemde de.
Galibiyet onun emeklerine saygıydı belki de. Attığı gol de bir ustalık eseriydi.
O pozisyon öncesinde Donk'a kırmızı kart göstermeyen Kamil Abitoğlu'na haksızlık ödeştirmesinin yanında!
***
İki yarıda da maça iyi başlayan bir Fenerbahçe vardı sahada.
İlk yarıda yediği kopya gollerin bir adresi varsa, onun adını Gökhan Gönül koyalım.
Fenerbahçe'nin ikinci yarıda ayakta kalan dirençli yanını öne çıkaralım.
Futbolcular arasındaki uzaklığın, ikinci yarıdaki yakınlaşmayla gelen galibiyetin sebebi olduğunu, Kuyt ve Meireles'in son 20 dakikada uyandığını hatırlatalım.
Ve "futbol oynar gibi kazanmak, futbol oynayarak kazanmaktan zordur" derken, Fenerbahçe'nin kazandığı 3 puanın aslında çok önemli olduğunun mührünü basalım.
Çünkü dün gece sahada dişli bir Kasımpaşa olduğu gerçeğini yok saymayalım.
***
Caner'in harika performansını, Webo'nun"usta golcüler olması gerektiği yerdedir" gerçeğini gecenin repertuarına yazarken, Fenerbahçe'nin beraberliğe bile itiraz eden halini, gelecek haftalardaki "Mücadele ruhunun vtr'leri" olarak anons edelim.
Şimdilik elimizden gelen budur.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

