Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

07 Ağustos 2007

Gözünüz aydın

Süper Kupa finali gösterdi ki, "nokta atış yapan" adamların oldukça, kazanmak kaybetmekten kolay! Alex maçın yokları arasındaydı ve hayati pozisyonda vardı. Kezman, topları eziyor diye yok sayıldığı dakikaların aksine, iki golde de baş oyuncuydu. Gençliği tecrübesiyle ıslah eden Fenerbahçe, Appiah'ın katılımı ve mutlak bir yabancı golcüyle Türkiye'de yine en şanslı takımdır. İlk ciddi maçta eksiklerin olması çok doğal. Ama Fenerbahçe'nin geçen sezonun sonlarında bıraktığı "doldur boşalt" sistemine karşılık, ayağa oynayan bilinçli yanı, galibiyet kadar değerlidir.

* Fırat Aydınus bir garipti... Yurtdışındaki maçta bile Fenerbahçe denince hakemlerin niyeti bozuluyorsa, ağızların bozulması kaçınılır mı? "Ben hakemimi dövdürmem" diyen Hilmi Ok, hakemliğin her takıma eşit mesafede durması gerektiğini anlatan kurslar açsın. Kapalı kapılar ardında gardiyanlık yapacağına.

* Maç öncesi, göz yaşartıcı dostluk ve kardeşlik mesajı veriliyordu ekranda. Çiçeklere bile kan sıçratan, sportmenliği köstekleyen adamların kardeşlik özlemi, bende "maskeli baloları" hatırlattı. Ekilen nefret tohumlarının bahçıvanlığını... Beşiktaşlı Koray'ın yaptığı ve lehine verilen sinsi faulü bile "profesyonel kazanç" olarak yorumlayanlardan, sizlere kalanları zaten biliyorsunuz. Bu özlemlerin ne kadar "palavra" olduğunu, kameramanın inatla gösterdiği iğrenç pankartta da gördük. Bataklıktan çıkmış ellerle yazılan o pankart, Tümer'e gönderilen aşağılık bir mesajı içeriyordu da, saniyelerce görüntüde kalanlar, hangi duygularla mest oluyordu? Yağlarını eritirken...

* Süper gecenin forsaları, Serdar Kurtuluş ve İbrahim Kaş'ın futbol borsasında yükselen değerler olacağına şüphem yok, Ertuğrul Sağlam'ın bir yanı gençlere yaslanıyor, öte yanı boynundaki ipi gururla okşuyor. Günübirlik yaşayanların egemen olduğu bir takımda, Ertuğrul Sağlam'a "sabır incileri" dizilmesini beklemiyorum. Ama gençlik ateşine saygıyı bekliyorum. Pazar gecesinin en yakışıksız adamı İbrahim Üzülmez'di... Beşiktaş'ın kaptanı olan bir adamın, her şartta hal ve gidişinin pekiyi olması zorunludur.

* Almanya'daki tribün görüntülerine gelince... Bir zamanlar, bütün derbiler kardeş kardeş izlenirdi. Bitirimlik ve zorbalık, kanlı ayaklarını çocuklarımızın yürek kapısına kadar sürümemişti. Şimdi bütün denizler bitti. Bütün sportmenlik masalları yalan... Çünkü toplumu yönlendirenler, popüler soytarı olmayı ve insanları birbirine kırdırmayı ilke edinmiş. Onlara para verin, bir yandan sizleri gülmekten kırıp geçirsinler. Bir yandan da dişlerini çocuklarınızın etine geçirsinler.

* Neyse gözünüz aydın! Televizyonların engin bilgi denizlerinde, spor ve insanlık aşkına kulaç atanlarla yeniden buluştunuz. Onların hiçbirini kaçırmayın. Çocuklarınızı da yanınızdan ayırmayın, onları izlerken. Battı balık yan gider!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor