Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

06 Ağustos 2007

Kupa verilmez ALINIR

Fenerbahçe'de ligden sonra Süper Kupa finali de aynı sloganla bitti. "Kupa verilmez alınır!" Kadıköy'e dönüş müziği gurur dolu. Gecenin kahramanı da yine Kezman...

* Almanya üzerinden geçiş yapan iki takımın son yolculuğu, aslında lig ve Avrupa maçların için bir yangın tatbikatıydı. İki takım da kendi gerçeklerini gördü. Aslında ilk yarıda özellikle Fenerbahçe için olumlu sinyaller vardı. Ve şaşırtıcı biçimde gözleri doyuran bir mücadele izledik. Fenerbahçe'nin rahat top alışverişlerine karşılık, Beşiktaş'ın ürkekliğinde "tuzak kokusu" seziliyordu ve siyah beyazlılar 12. dakikada iki tehlike birden yarattı. Ama gol Fenerbahçe'den bekleniyordu ve öyle oldu.

* Deivid'in attığı golde, Kezman'ı tek adamlık yalnızlığından, golün mimarlığına soyunduran yaratıcılığı görünce, "Sahne ve roller değişmiş" diye düşündüm. Ama Edu değişmemişti... Fason üretilmiş bir pozisyonda, Beşiktaş'a hayat veren yanlışa yataklık etti. Fenerbahçe'nin gol yedikten sonra bozulma alışkanlığı, yine vitrine çıktı. Ve ilk yarının sonlarında gittikçe azalan bir Fenerbahçe izledik.

* Dünkü maçın en çok merak edilen adamı Roberto Carlos'tu.. Tüm zamanların sol kanat mabedinin, maçtan önce Beşiktaş'ın sağ yanını kötürüm edeceğini düşünmüştüm. Ama dün gece ayaklarının armonisiyle, ritmini tutturamamış bir Carlos izledim. Diğerlerinin feyz alması için yaratılmış birinin gerçek gösterisini, elinde olmayan nedenlerden ötürü lig maçlarına sakladığını düşünüyorum.

* Uğur Boral, yetenekli biri ama gözü kapalı oynuyor. Topla sevişmenin, pozisyonla göbek bağını kesmek olduğunu birilerinin ona öğretmesi gerekiyor. Fenerbahçe'de her zamanki gibi Aurelio'nun futbol terbiyesine ve mücadelesine hayran kaldım. Önder Turacı'ya alkış tuttum. Kezman'ın kendini yenilemiş ve kazanmaya bileylenmiş yanını parantez içine aldım. Gecenin ateşböceğiydi.

* İkinci yarıda kupa şehveti ve kazanma arzusu Beşiktaş'ta daha çoktu. Oyunun kontrolünü ele geçirdiler. Ama Fenerbahçe'de orta alanın çöktüğü sanılan dakikalarda, Beşiktaş'ın kendi korkularına yenilmesine şaşırmadım. Kezman'ın attığı golden sonra "Eski tüfeklerin hali başkadır" dedim. Mücadeleyi kutsal ve anlamlı kılan ayaklar, kupayı kaldırmanın da en haklı işçileriydi. Sonuna kadar alkışladım.

* Hakem Fırat Aydınus'a gelince... Gösterilen ve gösterilmeyen sarı kartları ve Roberto Carlos ile Kezman'a cezaalanı için yapılan hareketleri görmeyen hakemi gördükten sonra, "Hakemler bu sezon da adaletsizliğin kazığını çakmaktan geri kalmayacaklar" diye söylendim.

* Bu Fenerbahçe'de hayat var ama "cüce endişeler" de var. O yüzden Fenerbahçe Süper Kupa'yı müzesine koysun. Zico da dünkü sonucu katlayıp cebine koysun. Eksikleri onarmak için bir hafta var ama, usta terziler için bir hafta çok uzun bir zamandır. Üstelik elinde harika kumaşlar mevcutken..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

GÜNÜN DİĞER YAZARLARI

SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor