Yok böyle maç
Maçın başlaması ile birlikte kendimi Bursaspor ile ilk kez Spor Toto Süper Lig maçına çıkan Tuncay'a kilitledim.
Neler yapacağını çok merak ediyordum.
Uğur Boral da keşke benim kadar merak etseydi de maçın içine girebilseydi. İlk yarıda konuk ekip tüm pozisyonlarını Tuncay'ı kullanarak Uğur'un kanadından gerçekleştirdi.
Yenilen birinci golde oyun çizgisinin dibinde yanında Tuncay olmasına rağmen bir balıkçı edasıyla boş boş gezmesine anlam verememiştim. Tam pozisyon başladığı sırada maçı beraber izlediğim arkadaşlarıma da aynısı söyledim, Uğur ne yapıyordu orada? Eminim bundan kendisinin de haberi yoktu.
* * *
Zaten sonrasında da gol geldi.
Beşiktaş'ın yediği ikinci golde ise yine Uğur Boral vardı, ama pozisyon içindeki müdahalesi ile değil ara pas atıldığında yardımcı hakem ile sohbet etmesi sebebiyle.
O sohbet, beraberinde de golü getirdi. İlk yarısı bambaşka ikinci yarısı bambaşka bir maç oldu. İkinci yarıda sahaya çıkan Beşiktaş'ın kazanmak için gösterdiği direnç tüm sezona yayılsa eminim siyah-beyazlı takım şampiyon olurdu.
İnanılmaz bir 45 dakika izledik.
İki takımı da kutlamak gerek.
Pozisyonların ve gollerin havada uçuştuğu 45'likte; saha içindeki mücadeleyi çirkinleştirmeyen iki takım oyuncularının yanı sıra maçın hakemi Fırat Aydınus'un yönetimine de şapka çıkartmak lazım.
Özellikle penaltı pozisyonunda birçok hakem Veli'ye kendisini aldattığına dair sarı kart gösterebilirdi. Çünkü Veli gerçekten çok kötü düştü.
Bana Arif Erdem'i hatırlattı düşüşü ile. Yüzde yüzlük bir penaltı pozisyonu harcanabilirdi.
Birçok yazımda bahsettiğim gibi, Beşiktaş böyle oynasın ama kaybetsin. Bu sezon için önemli değil.
Siyah-beyazlı takımında yönetiminde çok kredisi var, ama sadece bu sezon için. Önümüzdeki sezon bu puan kayıplarının telafisi yok, unutulmamalı.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
