Kupayı unutmadan
Salı gecesi Lionel Messi'li Barcelona'yı gördükten sonra kendinizden geçmemeniz imkansız. Buraya nereden mi geldik? Renkler benzeyince, Messi'yi Alanzinho, Xavi'yi Colman, Bojan Krkic'i Umut olarak hayal ediyor insan. Guardiola ve Şenol Güneş gözlerimizin önüne geliyor. Futbolcularda denkliği bulamasak da hoca konusunda gülümsüyoruz çevremize. Güneş'in Trabzonspor'u, Guardiola'nun Barcelona'sı... Düşün gerçeğe dönüşmesi için güvenmek, sürekli gelişmek ve sabredebilmek önemli olan. Camia, Şenol hocaya güveniyor ve gereken sabrı da göstermeli. Trabzonspor kupa yarı finali rövanşı öncesi İnönü'de Beşiktaş sınavında... Kayseri mağlubiyeti sonrasında matematiksel olmasa bile, fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak ilk iki şansını kaybeden bordo-mavili forma İstanbul'da ıslanırken, akılların bir köşesinde muhakkak ki 4 gün sonraki Antalyaspor sınavı olacak. Puan sıralamasında Beşiktaş ile Trabzon arasında puan farkı 7 olsa da, oynanan futbol ve istikrar açısından bordo-mavililer daha avantajlı. Güneş ile birlikte fiziksel ve mental anlamda da ışık veriyor kuzeyin çocukları. Son maçtaki ciddiyet kaybının nelere yol açtığına kendileri de şahit oldu.
Kırmızıya dikkat! Ömer
Aysan, Gabriç ve Engin'in cezalı olmaları dezavantaj ise Beşiktaş savunmasında Ferrari'nin olmaması büyük avantaj. Mustafa Denizli'nin çok hücumcu ile sahada olacağını düşünmüyorum. Kalabalık orta sahası ile Trabzonspor'un açığını kollayacaktır. Şampiyonluk yarışında var olma adına daha çok risk alacak taraf siyahbeyazlılar. Sabredenin, oyun disiplininden kopmayarak futbolun 90 dakika olduğunu unutmayanın güleceği bir gerçek. Beşiktaş maçı ile birlikte Antalya'ya eksiksiz gitmek daha da önemli. Futbolcular hakemin cebinden değil kart, kırmızı renkli mendil dahi çıkmaması konusunda çok ama çok dikkatli olmalılar. Güney sahillerinde sahibini bekleyen final biletini cebe koyup Finike portakalı yiyerek kuzeye seyahat etmek güzel olsa gerek.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
