Dervişin fikri
Dervişin fikri ne ise zikri de odur derler. Kazanılan derbi ve akabinde Antalya galibiyeti, futbolcuların bu sezon için fikrini netleştirmiş. Bu kadar aciz durumdaki Kayserispor karşısında oynanan iyi futbola karşın ortaya çıkan ciddiyetsizlik ve disiplin zafiyetinin sığınacağı liman, sadece Aydunus'un ver(e)mediği penaltı olmamalı. Demek ki akıllar fikirler 14 Nisan'daki kupa yarı finalinde. Cemaat ne derse desin hoca bildiğini okur derler. Bu defa tersi olmuş. Hocanın dediğinden ziyade, futbolcular bildiğini okuyor. Alınacak 3+3 puanla, her hafta farklı sıralama ihtimallerine hamile kalan ligimizde bordo- mavi bebek sesine şahit olabilirdik. Sonuçta olmadı. Önemli olan maç sonundaki evrensel "kolbastı" sevgisine(!) takılıp kalmadan, Kayseri'deki yağmur suyundan alınan abdest ile daha çok namaz kılabilmek, gerekli dersleri çıkarabilmektir. Trabzonspor, saha içerisinde bir şablon sıkıntısı yaşıyor. Hocanın bu konuda arayış içerisinde olduğu gözlerden kaçmıyor. Dikkat çekmek istediğimiz nokta ise eski hastalığın yeniden nüksetmesi.
Alanzinho farkı
Bir zamanlar Fatihspor, Yattaraspor olan bordo- mavili oyun sistemi, Alanzinhospor olma yolunda hızla ilerliyor. Bücürün son haftalardaki formu, denizini şaşırıp bu renklere gönül veren birisi olarak bizleri de mutlu ediyor. Sorumluluğu her maç bir ismin üzerine yükleyerek ancak şehir içi dolmuş seferleri düzenleyebilirsiniz. Şehirler ve uluslararası arenada söz sahibi olmak adına, tüm futbolcular insiyatif almalı. Kadronun ne kadar yanlış şekillendiği, belirli bölgelerdeki yığılmalardan, yabancılardaki isabetsizlikten belli iken, mevcut yanlışları yine, yeniden tekrarlama lüksü ortadan kalkmalı. Beklentimiz ve isteğimiz, Trabzonspor'un yeni sezona var olan kültürü ve misyonuna yakışacak şekilde hazırlanmasıdır. Şampiyonluk mu? Yolunu iyi inşa edip kaçakları önlerseniz, su mutlaka sizin havuzunuza akacaktır.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
