Yara sarıyor
Ne derseniz, ister "İş işten geçti", isterseniz "Atı alan Üsküdar'ı geçti" deyin bazen takımınız hedeften uzaklaşsa da sıradan bir maçta bile futbol izlemek istersiniz. G.Saray cezalı maçında Kayseri'de taraflı tarafsız herkesi futbola doyurdu, önce bu gerçeği görelim. Ankaraspor beraberliği ve ardından gelen Hacettepe yenilgisi olmasa G.Saray'ın bugün itibariyle zirveye ortak olduğunu da hatırlatalım. Diyeceksiniz ki "Ninemin de bıyıkları olsa." Doğru. Görünüyor ki en azından Avrupa hayali adına G.Saray bundan böyle geçmişte kaybettiği her puanı mumla arayacak. Dönelim dün geceye... Cezası biten Arda forma giyince Bülent Korkmaz Kewell'ı kulübeye çekti. Kadroda sürpriz başka bir şey de yok. Ümit Karan ile Hasan Şaş'ın kadro dışı kalması zaten maç öncesi gelişmeydi. Aslında hâlâ küme düşme potasında debelenen Ankaragücü'nün G.Saray'ı daha da zorlayacağını umuyordum. Hikmet Karaman yönetiminde şaha kalkan başkent ekibi bu maçtan bir ya da üç puan çıkarsa inanılmaz avantaj elde edecekti. Ama futbolu oynamak isteyen, hırs yapan G.Saray'dı. Lincoln'ün bir pozisyonda tekmeye kafa koyması beni inanılmaz şaşırttı. Bir pozisyonda ise aldı topu tek başına daldı A.Gücü defansı arasına sıyrıldı geçti. Önü açıktı biraz daha yürüyüp kaleciyi üzerine çekse çok kolay bir gol atabilirdi. O zoru başardı, cılız şutla pozisyonu öldürdü.
Hak eden kazandı
Belli ki Arda futbolu özlemişti. Soldan müthiş bindirmeler yaptı, iyi ortalar çıkardı. Barış, Baros hatta Ayhan bile bire bir gol pozisyonlarına girdi. 17'de gelen gol ise bu istekli futbolun ürünüydü. Lincoln yerde biçilince penaltıyı Baros kullandı G.Saray'ı öne geçirdi. Devrede A.Gücü'nden etkili tek pozisyon bile gözüme çarpmadı. G.Saray ikinci yarıda da istekli oyununu sürdürdü. A.Gücü 52'de Bouzid'in atılmasıyla 10 kişi kaldı. Aslında eksik kaldığı dakikalarda A.Gücü daha da dirençli çıktı. Sonunda üç puan G.Saray'ın hakkıydı, hak eden kazandı.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

