Turgay Demir

Turgay Demir

01 Ocak 2014

İlk yarının b'en'leri!

Bunlar benim "en iyilerim, en kötülerim", kimse katılmayabilir ya da isteyen katılabilir.
Katılan da, katılmayan da sağ olsun.
Bana göre ilk yarının teknik direktörü Mustafa Reşit Akçay'dır… Dar bir kadroyla ve üst ligdeki 'sıfır' tecrübesiyle hiç panik yapmadan, kimseye yaranmaya çalışmadan işine yoğunlaşmış ve bir zamanlar ligde ve Avrupa'da yüzümüzün akı olan Trabzon ruhunu geri getirmiştir.
Avrupa'da müthiş bir başarı kazanmıştır, ligde ise aynı şeyi bu yıl değilse de gelecek yıllarda yapacağının güçlü sinyalleri vermiştir.
MRA, yeni Özkan Sümer yeni Ahmet Suat Özyazıcı olma yolundadır. Yolu açık olsun.
Kaleye bakınca Onur Kıvrak ve Tolga Zengin arasında kalıyorum; birini yüreğim, birini beynim öneriyor. Elbette aklın yolunu takip ediyorum ve Yılın Kalecisi Onur Kıvrak diyorum.
Kale Onur'un peki ya geri kalan mevkiler derseniz, tüm oralar için bir tek ismim var Caner Erkin… Sahadaki duruşunu hiç sevmem, agresifliği onu antipatik hale getirir ama bu bile hakkını vermemize engel değil. İlk yarının tartışmasız en iyisidir Caner. Kutlarım...

ALKIŞI HAK ETTiLER
İlk yarının takımı tartışmasız Fenerbahçe, kötü bir orta saha, sıradan iki stoperle, öndeki forvetlerinin büyük becerisi ve elbette Gökhan Gönül-Caner Ekin etkisiyle müthiş bir performans sergilediler.
Ersun hoca ve talebeleri alkışı hak ettiler.
İlk yarının iyi hakemi yok, kötüsü kim derseniz cevabım şudur; hepsi!
İlk yarının skandalı, seyircinin sahaya girip futbolculara fiili müdahalede bulunmadığı Galatasaray maçında hükmen mağlubiyet verip; seyircinin sahaya dalıp Fernandes'i yumrukladığı maçı çözememektir.
Bir topla diğerini vuran Donk yılın "avcısı", o maçın hakemi Barış Şimşek, "Yılın kekliği" seçilmiştir tarafımdan. Çünkü Donk kendisini avlamıştır, bizleri değil!
Yeni yılın hepimize, huzur, sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini diliyorum.

STOPER
Bilic ve Önder Özen ya da onların kankaları şu karara varmışlar; Beşiktaş'a stoper lazım!
Bingoooo! Ben deha diye buna derim. Fenerbahçe iki sıradan stoper ve çok iyi üç forvetle destanlar yazıyor; Bilic-Özen ikilisinin baktığı yere bir bakın hele! Son Kayseri maçında Fenerbahçe yine savunma ve kaleci hatasıyla gol yedi ama bir dakika sonra usta forvetler cevap verdi.
Aklı selimin bu manzaradan alacağı bir tek ders vardır; siz dünyanın en iyi stoperleriyle bile oynasanız şu ya da bu şekilde gol yiyebilirsiniz.
Sizin gücünüzü yediğiniz goller değil o gollere karşılık verip veremeyişiniz belirler. Yani 'Bir iyi forvet bin ayıp örter' derim ben. Bilmem ki
Bilic ve Özen ne derler!?

ŞİKE!
Türk futbolu 3 yıldır yapılan hatalarla, aleni şikeye karşı düzgün bir mücadele verememiş ve topu taca atmakta çare bulmuştur.
Birileri biat kültürüyle, geri zekalıların bile kabul etmeyeceği mazeretleri kabul etmeye meyilli oldukları için, birileri de o mazeretleri söylemeye devam etmişlerdir.
Tüm bunlar haksızı kıs-kıs güldürürken, haklı olanları da isyan ettirmiştir. Yakın zamanda yargıtayın kararını açıklayacağı malum. O noktadan itibaren, aynı hataları yaparsak, belki bir 3 yıl daha benzer komedi filmi sahne alabilir. O nedenle TFF bu kez doğru kabloyu kesmelidir.
Karar verildiği anda UEFA'ya başvurup; sonraki süreç hakkındaki yorumunu, beklentilerini öğrenmeli ve bunu kamu oyuna açıklayarak gereğini yapmalıdır. Bir kez olsun doğru bir şey yapacaksa bu futbolu yönetenler, yapmaları gereken budur.

SiNEK iKiLi OLABiLMEK
Türk hakemlerinin en büyük derdi hata yapmaları halinde bir daha maç alamamak. Bir başka sorun ise hatalar sonrası yapılan ya da yapılmayan görevlendirmelerin, diğer hakemler tarafından sinyal olarak algılanması.
Aynı şekilde her görevlendirmenin önceki haftalardaki hatalarla ya da hakemlerin şehirleriyle veya yönetecekleri maçlardaki takımlarla geçmişteki diyalogları, işin sürekli sorgulanmasına neden olmaktadır.
Tüm bunları ortadan kaldıracak tek uygulama sezon başında 34 haftanın tüm maçlarını yönetecek hakemleri bilgisayarla belirlemek, ancak açıklamamaktır. Böylelikle hakem falanca takım lehine ya da aleyhine yapacağı hataların kendisini etkileyeceği korkusu olmaksızın maçlara çıkar ve çok daha iyi yönetim sergileyebilir. Bu takdirde tek sorun; hakemlerle kulüpler üzerinde baskı kurmayı hedefleyen federasyonlar ve MHK'nın sinek ikili durumuna düşecek olmasıdır.
Hakem atamalarındaki takdirleri ortadan kalkarsa, güç ellerinden gitmiş olacaktır. Zaten aşmamız gereken asıl sorun da budur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor