Turgay Demir

Turgay Demir

03 Nisan 2009

Acı gerçekler

Nasıl ki siyasi partilerin seçimde yaptıkları aday tercihleriyle aldıkları sonuç arasında bir paralellik varsa, Milli Takımlar'da da durum bir anlamda aynıdır. Burada da Terim'in yaptığı aday tercihleriyle aldığımız sonuçlar arasında paralellik var. Madem ki siyasi partiler, bu seçim sonuçlarını iyi okumak ve ona göre özeleştiri yapmak zorundalar, Terim de, yaptığı tercihleri tekrar tekrar düşünüp artık kendini sorgulamalıdır.

60 DAKiKALIK GÜCÜMÜZ VAR
Biliyorum milli maçla ilgili onlarca yorum okudunuz, izlediniz, dinlediniz. Martavalları bir yana bırakırsak çıplak gerçek şudur; 60 dakikalık gücümüz var! Daha kötüsü pilimiz bittiği anda yedek kulübemize baktığımızda "şarj aletimizin de olmadığı" acı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Tek kelimeyle yedek kulübemiz yetersiz. Hikaye bu kadar açık ve net. Her iki maçta da ilk 45 dakikada iyi oynayan bir takımınız vardı ama ikinci yarının başından itibaren Arda, Emre Belözoğlu, Semih yorulunca (Nihat zaten etkisiz elemandı) mecburen kaldık. Peki orda kimler vardı? Kazım Kazım, Batuhan Karadeniz, Sercan Yıldırım ya da Gökhan Ünal?..

HANGiSi KURTARICI?
Söyler misiniz hangisi Semih gibi ileride top tutabilir ya da hangisi Nihat'ın yerini doldurabilirdi? Devam edelim... Nuri Şahin, Mevlüt Erdinç, İbrahim Kaş, Sedat Bayrak v.s... Yine söyler misiniz hangisi Arda'nın yerini doldurabilirdi? Sanırım cevabınız "hiçbiri" şeklinde oldu. Tebrikler bildiniz... İşin doğrusu şu; Terim "Ben yaparım olur!" dedi ve aklın yolundan ayrıldı. Sahada işlerin ters gitmesi halinde B planı olarak devreye sokabileceği hiçbir oyuncuyu kadroya çağırmadı. Oysa kulübede Gökdeniz, Fatih Tekke, Toraman, Nobre, Egemen olsaydı, savunma, orta alan ve ileri uçta duruma göre alternatif çözümler üretmemiz çok daha kolay olabilirdi. Semih yorulunca onun boşluğunu Nobre ile doldurmak, hatta rakip alanda baskı uygulamak için ikisini birlikte kullanmak bana göre modern futbolun bir gereğiydi. Nihat'ın alternatifi olarak Fatih Tekke'ye ihtiyacımız vardı, aynı şekilde Emre Belözoğlu ya da Arda'nın problem yaşamaları ihtimaline karşılık da Gökdeniz mutlaka kadroda olmalıydı. Hemen belirteyim ben bunları bazıları gibi her şey bittikten sonra yazmıyorum. İlk maçtan iki gün önce "İspanya'dan neden beş yedik!" başlıklı yazımın ana konusu da yanlış tercihlerdi. Bu köşenin okurları bilir daha sonraki yazılarımda da kulübenin boş olduğunu ısrarla vurguladım.

TESTi KIRILMADAN YOL GÖSTERDiM

Her neyse. Testi kırılmadan dert anlatmaya çalıştık anlayan çıkmadı. Dilerim bundan sonra benzer hatalar yapmayız. Biliyorum işimiz artık çok zor ama çıkmayan candan da umut kesilmez. Bu arada bir sorunumuz da Milli Takım'ın arkasında EURO 2008'deki sinerjinin olmaması. Maç sonrası Ali Sami Yen dağılırken üzülen tek kişi görmedim desem yalan olmaz. Öyle, doldur-boşalt reklamlarıyla sinerji yaratmak her zaman mümkün olmuyor yazık ki. Önce futbolcular taraftarın gönlünü feth edecek. Ama nerde?.. Biz böyle futbolculara hasret kaldık asıl... Şimdikiler kazanınca ukela, kaybedince isyankar. Bu da büyük sorun demektir. Ha bir de gözleri doymuyor. Çok ihtiyaçları varmış gibi çıkıp canlı yayında hediye cep telefonu falan istiyorlar. Dolayısıyla neresinden tutsanız elinizde kalır bu Milli Takım. O yüzden Güney Afrika yolunda işimiz zor, çok zor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor