Bu filmi görmüştüm
Değerli Beşiktaşlılar, Açıkçası Trossard ile gerçekleştirilen imza törenindeki fotoğrafı görünce, bu kareyi farklı hislerle ele almak istedim. Bir anda aklıma 2010 Ricardo Quaresma, Simao Sabrosa, Hugo Almeida ve Manuel Fernandes yılında imza töreni geldi. O gün de herkesin heyecanla karşıladığı popüler transferler yapılmıştı. Ancak tüm o beklentilere rağmen Beşiktaş sezonu beşinci sırada tamamlamıştı. O gün çekilen karede önde Başkan Yıldırım Demirören, yanında Serdal Adalı, futbolcular ve yönetim kurulu üyeleri vardı. O fotoğrafı o gün de kendimce doğru bulmamış, hatta bir futbolcunun arkasında bu kadar yöneticinin yer almasını açıkçası yadırgamış ve utanmıştım. Ancak o dönem yönetim kurulu olarak hepimiz o fotoğrafın içindeydik.
Aradan yıllar geçti. Peki ne değişti? Bugünkü fotoğrafa baktığımızda masada yalnızca başkan, futbolcu ve tercüman var. Beşiktaş'ın kurumsallaştığını, futbolun profesyonellere emanet edildiğini söylüyoruz ama futbolun sorumluları o masada yok. Önder Özen yok, futbol yapılanmasının diğer isimleri yok. Bu tablo beni hem üzdü hem de düşündürdü. O gün yapılan transferlerin önemli bir kısmı, DenizBank'tan alınan 75 milyon dolar krediyle gerçekleştirilmişti. O para aslında bankalara olan borçları azaltmak için kullanılabilirdi ancak futbolcu transferlerine harcanması tercih edildi. Bugün ise hâlâ banka borçlarının 122 milyon euro'dan 60-70 milyon euro seviyelerine indiğini konuşuyoruz. Yani yıllar geçmesine rağmen yine banka borçlarını konuşuyoruz. Demek ki hiçbir şey değişmedi. Aynı futbol aklı, aynı yönetim zihniyeti bugün de devam ediyor. Hatta geldiğimiz noktada bu iki fotoğrafa baktığımızda, hiçbir şeyin değişmediğini, aksine bazı yönleriyle daha da kötüye gidildiğini görüyoruz.
Elbette taraftarımızı, gençlerimizi çok iyi anlıyorum. Hepsi benim evladım sayılır. Böyle önemli bir transferde yaşanan atmosferi de anlayabiliyorum. Ancak bana orada önceden hazırlanmış bir kurgu varmış gibi hissettirdi. Sanki her şey önceden planlanmış da taraftara "Mohamed Salah" tezahüratı yaptırıldı. Ben başkandan burada şunu beklerdim; hafif bir tebessümle ayağa kalkıp yeni transferi onore etmesini ve taraftarın tezahüratını doğrudan aldığımız futbolcuya yönlendirmesini isterdim. Tabii bunlar tamamen Sinan abiniz olarak kendi duygu ve düşüncelerim. Kadro yaş ortalaması yüksek görünüyor ancak takip ettiğim kadarıyla hocanın idman dozu oldukça yüksek. Tempolu koşan bir takım oluşturma çabası dikkat çekiyor. Bu dengeyi nasıl kuracağını merak ediyorum. Umarım tüm bunlar saha sonuçlarına olumlu yansır, biz de Beşiktaş'ı seven bir aile olarak en çok biz seviniriz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
