Henr(IQ)ue...
Futbol değil sonucun önemli olduğu ve her puanın altın değerinde görüldüğü günler yaşanıyor Trabzonspor'da... Trabzonspor camiası tüm unsurlarıyla bilmediği bir şey üzerinde deneme yapıyor adeta... Alt tarafta oynamayı, alt tarafta düşünmeyi, alt tarafta yaşamayı bilmeyenler için ekstra zor günlerdir bunlar.
Büyük oynarken (her alanda) küçük küçük mağlubiyetler yaşamanıza sistemin de yol vermesiyle geldiğimiz noktadır bu.
O nedenle sahada oynanan berbat futboldan ziyade iyi şeyleri görmek, göstermek bunun üzerinde kafa yormak en doğrusu...
Tolunay hocanın taraftara dönüp, bir büyük ihtiyacı önemle belirtmesi; yaşadıkları stresi bölüşerek azaltma girişimiydi.
Kolay değil...
Daha önce pas yaptıkları için, oyun oynadıkları için, potansiyellerine inanıldığı için Trabzonspor forması giymelerine karar verilenlerin bu kadar hata yapmalarının "stres" harici başka bir izahı olamaz çünkü!
Oyunda topun ve oyunun hakimi olmalarına rağmen, Trabzonspor kalesinde net pozisyon üretemeyen, ligin en golcü takımlarından olan Antalyaspor da yabana atılmamalı...
Sahada yalnız kalmasına rağmen Henrique'nin asistleri, top saklayıp adam geçmeleri "İyi bir takımda neler yapmaz" dedirtti.
Volkan Şen'in hırsı ile önce kaçırıp, sonra da golü bulması ve bir de azmi Trabzonspor için olumluydu.
Mustafa Yumlu'nun Diarra'dan yediği tokatı görmeyen ve Volkan Şen'in yardımcı hakem önünde faulsüz faulünü gören sistem hâlâ takır takır çalışıyor bizce.
Maçın doğrusu; Kötü oyun, iyi puan!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
