Yazgı...
Koskoca ilk 45 dakikalık bölümde hücum anlamında hiç bir şey üretemeyip, rakibe de bir gol ve bir kaç da gollük pozisyonlar verilmesi normal karşılanabilir belki de...
Ancak; bu pasif oyuna kenardan müdahale gelmemesi anlaşılır gibi değildi.
Türkiye'de teknik adamların ilk 45'de oyuna oyuncu ile müdahale etmemeleri tartışılmalı.
Janko'nun kenarlardan beslenememesi ve ona zoraki ortalanan 2 topu indirmesi haricinde oyuna hiçbir katkısı olamadı.
Her ne olursa olsun Trabzonspor'un evinde böyle bir ilk dizilişi olmamalı.
Alanzinho'nun ikinci bölümde oyuna dahil olması ve golünde erken gelmesine rağmen, oyunun hakimi, Mersin İdman Yurdu olmaya devam etti.
Özellikle Sapara'nın önce arkadaşlarına, sonra kenar yönetimine sürekli serzenişleri gözlerden kaçmadı. Trabzonspor için karşılaşmayı aslında maçtan evvel yazmıştık aslında!
Ve bu yazgısıymış gibi de değişmemiş oldu.
Şöyle ki; rakipleri puan kaybetmişse Trabzonspor'da kaybetmeliydi!
Heba edilen dakikaların "kampanyalı kontör ya da hediye dakikaları olmuyor" futbolda.
Trabzonspor takımı meğer geçen hafta rakibinin kötü olmasından faydalanamamış ve bizi de yanıltmış! Rakibin perşembe gecesi maç yaptığını da not etmek ve haklarını ayrıca teslim etmek gerekir.
Nobre, Bamba, Onur ve karşılaşmanın hakemi bence sahanın en iyileriydi. Kaybedildiğinde kıymetleri anlaşılanlar ise; Halil ve Mustafa idi.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
