Mani'püle...
Gündem hızlı. Yazımı yazarken UEFA ile görüşmeler devam ediyordu. UEFA'nın dili, dini, ırkı yok diye biliyoruz. İyi ki de yok!
Dili olsa da sorsa bizimkilere mesela; "Muhterem, sizin ekipte şüpheli sıfatıyla üye varmış, doğru mu?" Ya da, "Muhterem, savcı bey neden sizinle belgeleri paylaşmaz ki?"
Çok basit sorular bunlar. UEFA olmaya bile gerek yok. Sokaktaki vatandaş olsan aklına gelebilecek sorular, hepsi bu. Keşke, bu soru ve sorunlarla gitmeseydiler soru sormaya UEFA'ya!
Sokak, medya, iş, sanat, siyaset çevrelerinin yaklaşımları takımdaş düzeyinden bir adım ileri gitmedi. Gitmeyince çözüm yerine kaos, çözüm yerine inat öne çıktı.
Son kale vicdan da düştü böylece. Size hiç denk geldi mi bilmiyorum? Sayarken bile zorlandığınız kadar çok maça müdahale edilmişken, "Size de ayıp etmiş bizimkiler" diyene denk gelen var mı? Bana rast gelmedi. "Sizinde varmış abi" deyip, önce kabul etmediği kendi durumlarını tasdik edenlerden tutun da "Tencere dibin kara"lı savunmalara kadar bir yığın ört bas gayretliler.
Sokak dedik ama sokaktan önce sokağı manipüle edenlere bakmazsak haksızlık ederiz. Onların sayfaları, köşeleri ve klavyeleri var. En önemlisi amaçları var! Klavyelerini şantöz, kelimelerini dansöz gibi kullanırlar.
OPÖ (Olay patladıktan önce) ve OPS (Olay patladıktan sonra) tutumlarını ileride kitaplaştırmamız gerekir. Başka türlü genç nesillere bu büyük örnek olayı ve bu insanların olaylara yaklaşımlarını anlatamayacağız!
Maçların manipülasyonu ile sokakların manipülasyonu tehlike açısından birbirinden farklı değildir.
Hâlâ, amaçları uğruna kitlelere yalan yanlış bilgiler pompalamaya devam ediyorlar!
Utanmadan, sıkılmadan 'bir eşitleme' telaşı içindeler! Şampiyonluk yarışında, yaptıkları haberler, yazdıkları yazılarla bir şehre kustukları kinlerini tarihi belge gibi saklasınlar şimdi.
Sürecin varsa yoksa 'aman ha düzenimiz bozulmasın'cılarına ne demeli peki?
Anadolu kulüplerinin ve başta İlhan Cavcav'ın yaşadığı travma, aslında bir kızılderili atasözüdür; "En son nehir kuruduğunda, en son ağaç kesildiğinde, en son balık tutulduğunda beyaz adam paranın yenecek bir şey olmadığını anlayacak" Onların da hal ve gidişatları tam da budur!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
