Röva'ŞOTA...
Dünyada bolca örneği olduğu halde, literatürümüze (En azından bu sezon için) Volkan Babacan usulü gol olarak geçen pozisyonun benzerine bu kez Souleymanou imza attı.
Yediği pres meslektaşının yediğiyle kıyaslanmayacak kadar ciddi olduğu için geri pasının iadesini rakibine ve de kalesine yakın bir bölgede vermiş oldu. Trabzonspor'un golü çok erken gelince acaba bu kez ikinci golü bulabilirler mi diye düşünmedik değil!
Haftalardır birbirinin kopyası maçlar oynayan Trabzonspor'un attığı da yediği de birbirinin neredeyse aynısı oluyor diyorum.
Selçuk'un yerine mi yer buldu, yoksa geçen haftanın ödülü olarak mı sahada yer buldu bilemiyorum ama Şenol Güneş, Alanzinho'yu tercih etti.
Onun sol önde ve iyi başlaması Cale'yi de biraz cesaretlendirmiş olmalı ki kıpırdadığını gördük.
Ama o kadar!
Kayserispor, yediği golden sonra Avni Aker de daha önceki Ankaragücü maçını anımsattı.
Selçuk çok önemliymiş
Oyunu kendi yarı alanında kabullenip rakibini bekleyen konuk ekip, Trabzonspor'un konsantrasyonunun bozulmasını da avantaja çevirdi adeta. Defansın arkasına top atamayan, kanatları zaten zerre kullanmayan Trabzonspor, ilk 45'te geride bolca top çevirdi.
Çevirdikçe de rakibini değil kendini uyuttu! Sürekli olarak, Yattara'nın iç saha maçlarında ilk 11 başlaması gerektiğini yazdım! Sonradan oyuna giren Yattara'nın bunu içine pek de sindiremediğini ve bunun da hareketlerine direkt yansıdığını düşünüyorum. Sonsuz çalım denemeleriyle tribünlere son derece gereksiz şekilde "henüz ölmedim" mesajı verir gibiydi.
Oysa mesaj yerine final paslarını yapsa bugün Trabzonspor'un galibiyeti konuşulabilirdi!
Selçuk'un eksikliğini anlamak için Selçuk'suz olmak gerekiyormuş sanırım.
Seyirci golle coştu, sustu, sonra yine coştu, kafası karıştı...
Ve sanırım Kayserisporlu oyuncular bu hırsı ve puanı genç arkadaşlarına hediye ettiler!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
