İtibar ve ihbar!
Dün gece atılan dördüncü gole kadar sahada futbol adına anlam kazanmış bir Fenerbahçe vardı. Futbol galibiyete giden yolda hızı da seviyor fotoğraflanmış görüntüleri de. Fenerbahçe dün gece 70 dakikayı futbol adına kullandı. Hesabı da ilk yarıda kesti ama maçın son 20 dakikasında 4 gol yemeleri işten bile değildi. Bir takımın kendi sahasında racon kesmesinin bile özel bir yanı olmalı. Farklı galibiyette yıldızı parlayan kaleci Ederson'sa, bu çelişkinin hesabını da birileri vermeli.
Oysa rakip kale önünde baskı kurduğu zaman Fenerbahçe'nin pozisyon zenginliği kaçınılmaz. Futbolu özne yaptığı dakikalarda, bir örnek pozisyonlarla rakibini rahatsız ederken sahadaki en özel iki isim Greenwood ve Asensio'ydu. Futbolun sanat tarzını benimsemek her futbolcunun harcı değil. Top onların ayağına gelince ortam renklendi, derinlikler keşfedildi. Dar alanda bile rakibi şaşırtan dikine bindirmelerde Kerem'in de hakkını verelim. Rakip savunma için kesinlikle tehlike işaretiydi. Ne olduysa Kerem sahadan çıktıktan sonra oldu zaten. Orta alandaki Guendouzi de sezgi ve müdahale gücü en yüksek adam olarak öne çıktı. Diğerlerini sadece forma numarasıyla geçiştiriyorum.
Dördüncü goldeki üç vuruşlu krokide başlangıçta Skrinar'ı görünce, "ağzıyla kuş tuttu" dedim, ardından da "o kadar da olsun" dedim yalan değil. Farklı galibiyetin itibarı kadar ihbar edilen anonslara da iyi bakmak gerekiyor. Fenerbahçe'nin yediği gollere iyi bakın. Pozisyonu yürüyerek izleyenlere de tek hamlede mat olanlara da. Maçın ikinci yarısında rakibe verilen pozisyonlarda bu takımın en büyük zaafının savunmadaki ağırlık olduğunu fark etmek için birinin dizlerinin bağının çözülmüş olduğunu da görmek gerek ama bazen kendine bile geç kalır insan.
Dünkü mücadeleyi Şampiyonlar Ligi'ne kur yapma eğilimi ya da kontrollü istek gibi görebiliriz ama asıl mesele tutku. Çarşamba günü rövanş maçında meşalenin neferi olmak, mumları yakmak anlamına gelecek. Bu takım her maçın altından kalkacak güce ve karaktere sahip olduğunu göstermekle yükümlü. O yüzden dün geceden futbolculara kalan en anlamlı mesaj; 'Şampiyonlar Ligi bizi bekliyor gitmeliyiz!" Ama bu savunmayı görünce ister istemez soru işaretlerinin çengeli de doluyor. Yine de kurduğum cümle bu savunmaya karşılık "tur atlamaya duyulan özlemin şartlı refleksi" sayılsın. 'Bu takımın yeri orası' çünkü!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

