Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

10 Mart 2026 | Salı

Küçük bir gezinti!

Fenerbahçe üç maçtır başına iş almayı seviyor. Son iki maçta kaybettiği 4 puan yetmezmiş gibi Samsun karşısında da puan kaybetmeye gönüllü hali vardı. Ve son dakikalarda bir mucize gerçekleşti. Bunda yenilgiye davetiye bastıran Samsun kenar yönetiminin de etkisi büyüktü. Tedesco'yu birkaç maç önce "dahi" ilan edenler, şimdi dikiş tutmaz gerçeklerin seçilmiş terzisi olarak kendisine bir takım elbise ısmarlasınlar. Koca takımda sadece Guendouzi öne çıktı. Diğerlerini Fenerbahçe formalı şahıslar olarak geçiştirmek zorundayım! Bu takım yediği gollerin şifresini hala kıramıyor, ya da bazı futbolcuları kenarda bırakmaya kıyamıyor. Bu savunmayla başına daha büyük dertler açabilir. Mert Müldür ile Levent Mercan iki sessiz harf gibiler. Oosterwolde sadece kaleye giren toptan sonra savunma oyuncusu olduğunun farkında. O yüzden ligin en kolay gol yiyen takımı yediğinden fazlasını atmakla mükellef! Yine de bu maçı ligin heyecanı ve Fenerbahçe'nin umutlarını sürdürmesi adına önemli bir galibiyet olarak yorumlamak zorundayız. Ama soru işaretlerinin çengelindeki gerçekleri de birilerinin fark etmesinin zorunlu olduğunu not düşüyoruz. Beşiktaş-Galatasaray derbisinde futboldan çok hakem konuşuldu. Galatasaray'da Sane ilk yarıda kırmızıdan atılmalıydı, Osimhen de ikinci yarıda ikinci sarıdan. Her zaman sakin duruşuna alıştığımız Sane gibi birinin rakiplerinin bileğine basmayı aynı maçta iki kez yapmasına şaşırdım. Demek ki giderek birbirine benziyor herkes. Bileğe basma eylemlerinde niceleri korunduğu için çirkinliğin hacmi giderek genişliyor. Sane'nin bileğe basma hareketinin Trabzon maçında Beşiktaşlı Orkun tarafından yapılıp cezasız kaldığını, Galatasaray maçında Skriniar'ın Sara'ya yaptığı bilek kırma eylemine, bırakın kırmızı kartı faul bile verilmediğini de hatırlatalım. Gerçek adaleti arayalım! Not: Pozisyonların adamına göre yorumlandığı bir ülkede, bizleri bu çirkin oyunun aptal kısmına layık görenler kendilerini akıllı zannetmesin! Küçük bir gezintiye çıksın! Dipnot: Adaletin zaman aşımı olmaz. Fatih Terim'in hakemlerle kazandığı haram şampiyonluklara tek kelime etmeyenlerin bugün adaletten söz etmeye hakları yoktur. O zamanlar hangi delikteydiler? Beşiktaş'a gelince, üç maçlık galibiyet serüveninden sonra kendilerini yürüyen merdivenin beklediğini zannettiler. Ama ahşap merdiven çürük çıktı. 50 dakika 10 kişi oynayan Galatasaray karşısında Beşiktaş'ın futbol olarak sonucu değiştirmeye yönelik hiçbir planı yoktu. İkinci ve üçüncü bölge kaleciyi çalıştırmak üzerine eğitim almıştı sanki. Galatasaray ceza alanı içindeki kargaşadan "incelikle" çıkacak bir tane adam çıkmaz mı? Çıkmadı! Uzaktan vuruşlar da nane limon kabuğu! Sergen Yalçın'ın maç sonrası açıklamaları sadece maçı değil kendini de kaybettiğinin kanıtıydı. Maçın ayıbına gelince; kaleci Uğurcan'ın sakatlanıp taca attığı topun, rakibe iadesi centilmenlik kuralıdır. Ama Beşiktaş kaptanı Orkun o pozisyonda Olaitan'a "devam" işareti vererek avantaj sağlarken, ne kadar centilmen bir ruha sahip olduğunu gösterdi! Eskiden Beşiktaş'ta kaptan olmak asaleti emrederdi ve böyle küçük davranışı reddederdi. Ama transferde en çok parayı alana kaptanlık verilirse olacağı budur!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor