Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

11 Ağustos 2007

Sükseli siluetler

Dün geceki Fenerbahçe, gizlemek istediği bütün hataları su yüzüne çıkarırken, çarşamba gecesi için kendini ihbar etti. Dün geceki Abdullah Avcı, parayla elde edilmeyecek değerlerin sahibi olarak, kendini ihbar etti. Fenerbahçe'yi çarşamba gecesi sınavına yolladık. Abdullah Avcı'nın afişini gönül duvarımıza astık.

* * *
Sezonun ilk maçında, Fenerbahçe'nin böylesine uyuşuk olacağını beklemiyorduk elbet. Beşiktaş maçında ayağa oynayan ve baskısını hissettiren bir takımın, oynamadan maçı kazanmak gibi bir yanılgıya kapılacağını düşünmedik. Abdullah Avcı, üzeri güllerle kaplı bir uçurum hazırlamıştı Fenerbahçe'ye... Turkuaz formalı sükseli siluetler, ilk yarıda bu tuzağa düştü, bir daha kalkamadı.

* * *
Bir adamın varlığını anlamak için, yokluğunu taşımak lazım. Alex'in olmadığı yerde, Fenerbahçe'yi bulmak zor. Sezonun ilk maçı diye, günahlara masumane bakmak zorunda değiliz, Can Arat, ayağını kullanmayı öğrenmek için, yanlış bir okulun öğrencisi. Deniz Barış, kendi ağırlığını bile taşıyamıyor, ön libero olarak maçın ağırlığını nasıl taşısın.

* * *
Beşiktaş maçındaki Kezman'a methiyeler düzdük. Dün mumla aradık. Deivid için, geçen yılın tozlu raflarından kendini indireceğinin mesajlarını veriyor diye düşündük. Aynı tas aynı hamam. Maçı izlerken, "Kezman veya Deivid'in gol atma şansı, çok karılmış bir destede, ilk çekişte as bulmak gibi bir şey" dedim. Yanılmadım. Dün gece seni şaşırtın üç şey neydi diye sorsalar, "Aurelio, Aurelio, Aurelio" derim... Onu hiçbir maçta böylesine ruhsuz ve bitkin görmemiştim.

* * *
Geceye demirleyen ölüler listesinde aslında bütün takımın adı yazılıydı. Tümer'in elinde bir kitabı eksikti. Bir de yazlık koltuğu. Hiç rahatsız olmadı yenilgiden... Maçta kaldığı süre içinde geceyi ve rakiplerini didikleyen 35 yaşındaki Sertan'ın sahadan çıkarken alkışlanması çok şeyin ifadesi. Kendi futbolcularına saygıdan susanların, rakibini alkışlamasındaki gerçeği görenler için.

* * *
İkinci yarıda ruhunu temize çekeceğini düşündüğüm Fenerbahçe'nin yapay baskısını görüne, "Dönme dolaplar hep aynı ritm ve aralıkla döner" dedim. Rakip kale önünde etkisizdi Fenerbahçe. Roberto Carlos'un şaşkınlığını izledim maç boyu. Bir yanı, maça hareket kazandırmanın telaşındaydı, öte yanı kabuğuna çekilmiş bir istiridye gibiydi. İncisi içinde saklı. Onu anlamak için, arkadaşlarının daha zeki ve yaratıcı olması zorunlu. Kazanma duygusunu da formalarının içine sokmaları şartıyla...

* * *
Büyükşehir Belediye'ye gelince... Onlar harika mücadele ettiler. Gecenin "hayat doktoru" Büyükşehir Belediye kaptanı Efe'ydi, şampiyona meydan okumanın bayrağını ilk açan oydu, arkadaşlarını da kendisine uydurdu.. Ama geceyi okumanın ustası Abdullah Avcı'ydı. Abdullah Avcı'nın çocukları, muhteşem bir ders verdiler şampiyona. "Maçlar savaşmadan kazanılmıyor!" diye...

* * *
Dün gecenin suç delilleri, dilerim çarşamba gecesine kadar ortadan yok edilir. Yoksa Şampiyonlar Ligi hayalinin katili olmak için, her türlü ortam, dün geceki Fenerbahçe'de mevcuttu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor