Özür dilekçesi
Alkmaar'daki "fiyaskonun" peşinden, taraftarla barışmak için böyle bir maça ihtiyaç vardı. 90 dakika boyunca sahada bir Fenerbahçeli'nin istediği her şey vardı. Kaçan goller, coşku, baskının peşine düşen bir kadro ve rakibi silen mutlak hakimiyet. Öylesine oynadılar ki, seyredenler bir sonraki golün ne zaman geleceğini beklemeye başladı. Çok kaçırdılar, çok top ezdiler, kaleci de çok kurtardı. Ve tüm bunların üstüne bir de bir ilki yaşadı Fenerbahçe camiası. VAR'ın "golü iptal et" çağrısına uymayan bir hakem...
Hem de Fenerbahçe'nin aleyhine olan bir pozisyonda. Nasıl bir zorlama, yönlendirme, anlaşılır gibi değil... Aslında anlayan, biliyor neler olduğunu. Pozisyonda top Djiku'nun eline değiyor mu, net belli değil. Diyelim ki "değdi", defans olsa penaltı veremeyeceğin bir çarpma. UEFA "Hemen sonrasında gol olursa, müdahale edin" diyor. Pozisyonun ardından top beş farklı ayağı dolaşıyor, ceza alanı dışına çıkıyor, tekrar geliyor. Neresinden tutsanız, elinizde kalacak bir karar yani. Mourinho'nun Mert Hakan ve Samet kararı enteresan. Bir gövde gösterisi var. Kulübeye gelenlere de net bir mesaj. Samet'e golü attıran, Mert Hakan. Penaltı öncesinde En Nesyri'ye pası atan da o...
Gönüllerden düşmeye başlayanlar, kahraman oldular... Sadece galibiyet ile değil performanslarla da bir takım, taraftar barışması var gecede. Tadic'in hücumu yönetmesi, Maximin'in tekrar "yıldız" olduğunu hatırlaması, Amrabat'ın füzesi. Kendileriyle de "yeniden" tanıştılar. Milli maç arasında gülen yüzlerle lige gelecekler.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
