Gürcan Bilgiç

Gürcan Bilgiç

05 Mayıs 2011

Doğrular kirlenmesin

Demeç savaşlarının galibini bekleyeceğiz üç hafta. Ne yazık ki Süper Lig'in şampiyonu futbolcular veya teknik adamlar olmayacak!.. Trabzonspor ve Fenerbahçe yöneticileri her maç sonrasında rakiplerinin maçlarını irdeleyip, hakem hatalarını gündeme getiriyorlar. Bir hafta önce "kara" dediklerine, bir hafta sonra kendi lehlerine olduğunda "ak" da diyebiliyorlar.
Bundan da hiç sıkılmıyorlar. Tek amaç var şampiyon olmak. Gerisi umurlarında değil.

Herkesin mazereti var
Bu demeçleri ve söylemleri meşru görerek, haksızlıktan "adalet" ürettiklerini sanıyorlar. Temiz insanlar, onların ağızlarından çıkan lafları doğru sananlar, yanlışlığı gördüğü halde, buna bir kılıf bulmaya uğraşanlar da takılıyorlar peşlerine.
Halbuki kendi güzelliklerini bile kirlettiklerinin farkında değiller.
Sezon bittiğinde, kim şampiyon olursa olsun mazeretini hazırladı; "Hakemler yüzünden" diyecekler ve sıyrılacaklar işin içinden. Şenol Güneş'in sadece tek transfer (Jaja) yaparak takımı getirdiği yer ortada.
Oynattığı futbol göz kamaştırdı. Beşiktaş'ın Manisa'ya, Fenerbahçe'nin de Trabzonspor'a takasta kullanarak bedelsiz gönderdiği Burak Yılmaz'dan bir yıldız ortaya çıkardı.
Peki ne olacak biliyor musunuz? "Rakip hakemlerle kazanıyor" diyen Trabzonsporlu yöneticiye, bir başkası, "Senin de rakiplerin 31 maçtır penaltı kazanmamış.
Hakemler size de kıyak yapmış" diyecek. Ve Şenol Güneş ile oyuncularının yukarda bahsettiğimiz performansları bu laflar ile kirlenecek. Ortamı geren, bu demeçlerle takımına yardım ettiğini sananlar, aslında bu emeği verenlerin alın terini kirletecek.
Aykut Kocaman yeni bir felsefe ortaya koydu. Fenerbahçeliler yıllar sonra özledikleri savaşan, önde basan, fedakarca oynayan, sahada agresif kalan takımlarını buldular. Son 15 maçın 14'ünü kazanan, dipten tavana sıçrayan bir takım ortaya çıktı. "Hakemler bilinçli hata yapıyor" dediklerinde, kendi lehlerine yapılan hakem hatalarını da başka kulvara çektiler. Konuşan zaten konuşuyor ama, şampiyonluk halinde bu değişim, bu birliktelikle gelen başarıya kulp takılması haksızlık olmayacak mı?
Tuttuğunuz takımı önemseyen, hayatının büyük bölümünü o renklerle dolduran sizler… Kandırılmayın. Hesap soracaksanız, yapılan yanlışları doğru analiz etmeyen, oyuncularını disipline edemeyen, paraları zamanında ödemeyen, kulübü borçlara sokan, yanlış transfer yapanları listenin üstüne yazın.
Eğer bunu yaparsanız, ilerde daha iyi takımınız olur, daha büyük sevinçler ve gururlar yaşarsınız. Ayıplı bir başarıyı savunmak zorunda kalmazsanız.

* * *
Beşiktaş fırsat tepti
Cumartesi günü derbi oynandı. Beşiktaş ile Galatasaray'ın mücadelesinden çok kimsenin haberi olmadı, olanlar da tatil gününü kendilerine ayırdı, maça değil...
Sonuç beklendiği gibiydi.
Beşiktaş'ın aklı kupadaydı.
İkinci yarı kendilerine geldiler, biraz tempo yaptılar ve kazandılar. Galatasaray ise yapabildiği en iyi mücadeleyi göstermeye çalıştı.
Ama üçüncü viteste takılan bir araba gibiydiler.
Bir türlü sınırı aşamadılar tıkanıp, kaldılar.
Eğer Beşiktaş kupada final yakalamayıp, bu maçı taraftarına hediye etmek zorunda olsaydı neler olurdu kim bilir... Fenerbahçe'nin altı gollü skorunu tarihe gömebilirdi Beşiktaş.
Öyle bir rakip vardı karşısında…

* * *
Hesap dönemi !
Fenerbahçe yönetimi, mali kongre tarihini 8 Mayıs olarak belirledi. Karabükspor maçının olduğu, Fenerbahçe'nin şampiyonluk hedefinin sağlam durduğu bir tarih… Geçen sene 29 Mayıs'ta yapmışlardı kongreyi. Yönetim akıllı bir tercih kullandı. Şampiyonluk havasının solunduğu günlerde hiçbir üye kürsüye çıkıp da sert eleştirilerde bulunmaz diye düşünüyorlar. Borçların 550 milyon lira olduğunun iddia edildiği, yönetimin ise bu rakamı 268 milyon lira olarak açıkladığı günlerde, çok sert tartışmalar yaşanabilirdi. Gerçeklerden kaçma ile gerçeklerle tanışma arasında bir tercih süreci yaşayacak Fenerbahçe kongresi. Ya on iki yıldaki iki milyar dolara yakın harcamanın hesabını sormayıp, yine yutkunacak. Ya da sportif başarıyla birlikte paranın da doğru harcanması için fikir üretip, eleştiri getirecek. Göreceğiz…

* * *
İnce teşekkür
Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencileri beni en iyi spor yazarı, Fotomaç'ı ise en iyi spor gazetesi seçtiler. Gittik, ödüllerimizi ellerinden aldık. Acele dönmemiz gerektiği için kalıp, sohbet edemedik. Öncelikle bunun için özür dilemeliyim kendilerinden… Bir de… Yazısı "kendisi" tarafından yazılan bir yazarı, "yılın spor yazarı" olarak seçtikleri için teşekkür ederim. Fikir ile şöhret arasındaki seçimdeki tercihleri için de…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

GÜNÜN DİĞER YAZARLARI

SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor