Böyle gitmez
Beşiktaş'ın cesareti ilk yarıda ortaya koyduğu futbolla tatmin etti. Orta sahasındaki kalabalığı iyi kullandı siyahbeyazlılar.
Erken gelen golün sistemi ve oyun anlayışını değiştireceğini düşünenlerin yanıldığı bir ilk yarı izledik. Oyunun genel anlamda hakimi olan Beşiktaş, kaleye kadar geldi ama son vuruşu bir türlü yapamadı.
Pas temposu, golü bulmak adına uzaktan vurarak, kanatlardan gelerek denedi. Önemli olan bu kadro için denemekti.
1-0 sonrası da oyunun hakimiyeti siyah-beyazlılardaydı.
Bunda Fenerbahçe'nin topun arkasına geçmesi ve kendi yarı sahasına çekilmesinin de etkisi büyük.
Ancak gelen ikinci gol Beşiktaş'ın bildiğini unutmasına neden oldu. Gardı düşmüş boksör gibiydi. Bu arada Fenerbahçe'nin ilk golü bireysel anlamda ikinci golü ise hazırlanış açısından harika gollerdi.
Beklentiye girilmesin
İkinci yarının başında bu kez saha içinde rakibi bozma adına büyük görev alan ve Samet Aybaba'nın sistemi üzerine kurduğu Veli'nin amaçsızca ve acemice gördüğü kart belirleyici oldu.
Bu takımdan hiçbir şey beklememek gerektiğini biri çıkıp açıklasın. Açıklasın ki mantıklarını gömerek aşka tutulmuş insanlar beklenti içine girmesin.
Çünkü her maç öncesi acaba bu maç o maç mı?
O mu bu? Sorularını sormaz ve yanıtları bu kadar acıtmaz.
Maçın Fenerbahçe adına tek gerçekliği Aykut Kocaman'ın Türk futbolundaki rolünün devamı olacağı. Beşiktaş adına ise gerçek şu bu kadro ile bu lig de başarı gelmeyecek.
İlk haftalarda ki güzel futbol zaman zaman ortaya çıkacak ama saman alevi misali sönüp, kaybolup gidecek.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
