Aslan böyle dursun – Ertem Şener – Fotomaç ;
HEPSİ
    20 Kasım 2017, Pazartesi

    Aslan böyle dursun

    Futbol kaliteli oyuncularla oynanır.
    Hep diyoruz ki yerli futbolcu.
    Hep diyoruz ki 'genç yabancılar getirelim, biz yetiştirelim.' Bu ikinci sınıf takımlar için geçerli. Bu yeni yeni hedefler belirleyen vasat takımlar için de geçerli.
    Ama G.Saray gibi söz sahibi takımlar için bunların hiç biri geçerli değil.
    Galatasaray kümede kalma savaşı bile verse hep en kaliteli oyuncuları olması lazım. Dedik ! Hep söyledik. Drogba, Sneijder, Melo, Eboue vs. gibi oyuncularla bunlar olur dedik.
    Anadolu takımlarından, Afrika'nın, Avrupa'nın, Güney Amerika'nın ikinci, üçüncü sınıf takımlarından futbolcular G.Saray'da forma giyerse hep dibe vurursun.
    Hep ağlarsın. Hep taraftarını ağlatırsın.
    G.Saray'ı G.Saray yapan en büyük özellik, alt yapıdan oyuncu yetiştireyim de Avrupa'nın fatihi olayım değil.
    G.Saray'ın en büyük özelliği, Avrupa fatihi olmuş takımların lider oyuncularıyla zirveye çıkmak. Budur G.Saray'ın farkı.

    En tempolu G.Saray
    Sadece G.Saray mı? Hayır. Beşiktaş, Fenerbahçe için de geçerli bu saydıklarım.
    Tabi ki araya serpiştirirsin iki, üç genç yabancı ya da yerli, umut vadeden isim, isimler. Ama takımın yüzde yetmişi star olmalı G.Saray'da. Yani Muslera, yani Belhanda, yani Gomis, yani Mariano, yani Fernando, yani de yani.
    Biri mutlaka bir şey yapacak diye beklemede taraftarlar. Feghouli'yi de saymadık daha. Linnes'in kalitesi hep belliydi ama hep bir şeyler eksikti. Eksik olanı anladınız mı dün gece? Hem yıldız, hem iştahlı hem aç futbolcular yokmuş yanında bugüne kadar. Muslera'yı hiç böyle tebessüm ederken görmedim ailesinin yanında olmadığı zamanlarda. O da golü yemesine rağmen nasıl olsa çıkartırız umuduyla kalktı ayağa 1-1'de. Fatih Terim ve Eric Gerets'ten sonraki en tempolu G.Saray'ı gördük dün gece. Gomis'te bir Drogba havası gördüm. Fizik gücü ve hücum hattındaki liderliğiyle. Belhanda ise Sneijder'in G.Saray'a ilk geldiği günleri hatırlattı. Fernando ise tam bir rahatlatıcı.
    Nefes aldırıyor arkadaşlarına. Ndiaye için çok ama çok erken olacak ama Barcelona, Real Madrid, Bayern Münih, Juventus'ta oynasa sırıtmaz şu haliyle. Tribünleri ateşlemesi ise onu iyice G.Saraylı yaptı.

    Tribünleri böyle görmedim
    Serdar yeniden doğmuş gibi. Doğum günün kutlu olsun Serdar! Rodrigues de yıldızların arasında parlayan en yıldızlardan biriydi. Dün akşama kadar 'Beşiktaş, Başakşehir yine biz bizeyiz' derken, G.Saray'ı seyrettikten sonra yalnız olmadıklarını anladılar. F.Bahçe taraftarında ise tırnak mırnak kalmadı. Tudor resmen kenardaki vücut diliyle başta başkana ve ona güvenmeyenlere nazire yaptı.
    Tribünleri hiç böyle görmedim. Galatasaray ile beraber muhteşem taraftarları da üzerlerindeki ölü toprağını attılar. Susmadılar.
    Onlar susmadıkça futbolcular oynadı, yıldızlar parladıkça tribünler coştu.
    Bu G.Saray başka, bambaşka. Yasin, Selçuk, Ahmet Çalık artık çok iyi birer yedekler. Eren'in ise derdi artık çok büyük.
    Aslan gibi oynarsan formayı kaparsın yoksa kedi gibi köşelerde ısınırsın.



    YAZARLAR tümü
    Sitene Ekle