İbre Beşiktaş'ta – Erman Toroğlu – Fotomaç ;
HEPSİ
    13 Aralık 2017, Çarşamba

    İbre 'ta

    Aylar önce iyi oynayan hakkında şu cümleyi sarf etmiştim; "Beşiktaş'ın şampiyonluk yolunda iki tane büyük handikapı var. Biri Şenol Güneş, biri Fikret Orman." Çünkü bunlar çok iyi işler yapmalarına rağmen öyle zamanlarda öyle cümleler kullanıyor ki ortada bir şey yokken ortalık çarşamba pazarına dönüyor. Nitekim bizi yanıltmadı Başkan Fikret Orman… Durup dururken " şike yaptı" diye bir cümle söyledi, çarşı karşıtı.

    Depo bitince yolda kaldı
    Ben Galatasaray takımını maçı dahil son üç aydır bu kadar hırslı görmedim. Çok tempolu başladılar, iyi de işler yaptılar ama şunu düşünemediler.
    Hırslısınız tamam da, arabanın deposu benzinle dolu olacak! Sen yarım depoyla son gaz gitmeye kalkarsan, çok benzin yakarsın depo boşalınca da teklemeye başlar, sonra yolda kalırsın. Dün gece de öyle oldu.

    Cenk Tosun oyuna girince
    Beşiktaş fizik olarak Galatasaray'a göre daha iyi. Kenarda oturan hücum gücü yüksek futbolcuları da var.
    Şenol Güneş, 60'tan sonra Galatasaray'a karşı kenarda oturan bu tehlikeli oyuncuları sokmaya başlayınca işin rengi değişiverdi. Oğuzhan ve Sosa, ataklarda Mario Gomez'in yanına giriyorlar ama onlar oradan yorgun geldikleri için ne forvette Mario Gomez'e tam yardım edebiliyorlar, ne de kendileri çok diri kalabiliyorlar.
    Cenk Tosun, bu alana diri olarak girince Galatasaray defansının da dikkati ikiye bölündü. Nitekim kimin ne yapacağına karar veremeden Sosa-Cenk- Gomez üçlüsü golü yapıştırıverdi.

    Galatasaray'ın işi zor
    Zaten fizik olarak hazır olmayan Galatasaray'ın bundan sonra işi zor.
    Aslında ikinci yarıda Sosa biraz daha diri kalıp, gelen pozisyonları gol yapabilse işin rengi değişir, fark bile gelebilirdi.
    Ama bu şunu gösteriyor, Sosa da çok yoruluyor. Çünkü Sosa ileriye dönük oynayan bir oyuncu.
    İyi güzel de Olcay ne yapıyor?
    Yine aynı Olcay… Şenol Güneş onu sonuna kadar kullanıyor. Ama Olcay bir türlü bal yapmayan arı!
    Bu maç Beşiktaş için inanılmaz önemliydi. Beşiktaş, Osmanlıspor'u anormal büyük sürprizler olmazsa Vodafone Arena'da yener.
    Ondan sonra Konya maçı… Şu anda ibre tamamen Beşiktaş'a döndü. Tabi bugün ne yapacak? Belki de bu gece Beşiktaş şampiyon olabilir. Şimdi sarı-lacivertli oyuncularda büyük baskı var.

    O ıslıklar resmen rezillik
    Galatasaray ve Fenerbahçe seyircisini anlayamıyorum. Birisi Donk'u ıslıklıyor, diğeri Diego'yu… Olacak iş değil. Zaten Galatasaray fizik olarak güçsüz.
    Sen adamı ıslıklayınca takım otomatik olarak 10 kişiye düşüyor.
    Donk ha ıslıklanmış, ha kırmızı kart görmüş! Böyle bir rezillik sporda olmaz. Sonra da "Ben takımımı seviyorum, taraftarım" diyorsun!
    Dün gece Galatasaray'ın stadında seyirci yarı yarıya… Yani buna şöyle bakalım. Bardağın yarısı dolu mu, yoksa boş mu?
    Yani seyirciyle sahadaki Galatasaray'ın 60. dakikadan sonraki görüntüleri birbirine paraleldi.

    Selçuk hiç hazır değil
    Quaresma her an atılabilirdi. Beşiktaş'ın iki stoperinden biri her an atılabilirdi. Podolski atılabilirdi.
    Çünkü hep ateşle oynadılar. Tolga kaleye yapılan paslarda çok tehlikeli.
    Kendine gelen topları bile oyuna uzun mesafe sokamıyor ve genelini rakibine atıyor. Ama bir tane iyi top çıkardı. Galatasaray'da Sabri istekli ve hırslıydı ama nereye kadar. Muslera yine iyi oynadı. Galatasaray hücuma dün gece çok yavaş çıktı.
    Sneijder sakatlıktan yeni çıkmış yarım oynuyor, Selçuk da aynı şekilde.
    Hadi Sneijder Avrupa Kupası'nda yok ama Selçuk milli takımda var ve şu görüntüyle hazır değil.

    Mete iyi maç yönetti
    Hakem düzgün bir maç yönetti.
    Süper Lig'de ilk maçlarına çıktığı zamanlarda biraz sallanıyordu.
    Maça çıktıkça kendine güven gelmeye başladı. En beğendiğim tarafı eyyam yapmıyor, gördüğünü çalmaya çalışıyor. Bazı ağabeylerine göre çok daha iyi, çok daha dürüst bu konuda. Aslında 'de enteresan bir olay var, bu konuda… Cüneyt Çakır, UEFA'nın gözdesi… Avrupa'da sürekli maç alıyor.
    TFF'nin de gözdesi Mete Kalkavan… Çünkü Cüneyt Çakır, Türkiye'de gördüğünü çalan bir hakem tipi değil, düşündüğünü çalan bir hakem tipi.
    Bu çocuk ise tam tersini yapıyor, gördüğünü çalıyor. Hatası yok mu? Var… En büyük hatası zaman zaman pozisyonlara yakın olmak için oyunun içine giriyor. Topa ve futbolcuya müdahale alanında geziyor.
    Bunun değerlendirmesini oturacak kendi yapacak. Seyredecek, nerede hata yaptığını TV'de çözecek ve bir daha yapmayacak. Ama tabii bu tip hakemlere de Türkiye'de bunları kim anlatacak!
    Şu bir gerçek; Türkiye'de bir tabir var. Şu teknik adam çok iyi gaz verir, bu hoca çok iyi dolmuş yapar.
    Sen fizik olarak hazır olma da verdiğin gaz ancak hava gazı olur veya doğalgaz… Aynı bazı doğalgaz borularının patladığı gibi patlarsın!

    • Erman Toroğlu Erman Toroğlu
      1. 09 Mayıs 2016, Pazartesi
      1. E-Posta: erman.toroglu@fotomac.com.tr
      1. Gönder
        Yazdır
      2. A-
        A+


    YAZARLAR tümü
    Sitene Ekle
      BİZE ULAŞIN