Bir cinayetin anatomisi
Toplumbilimciler, bir toplumun 3 kuşak içinde tamamen değiş(tiril)ebileceğini ileri sürerler. Türk toplumu değişiyor. Türk futbolseveri de. Ama futboldaki süreç çok daha hızlı, hatta değişimini tamamladı bile... Baksanıza; dedelerimizin rakipleriyle kolkola girdiği, babalarımızın birbirlerini kovalayarak çıktığı statlarda biz, kendi arkadaşlarımızı vuruyoruz artık... Çarşı'da işlenen cinayet, yeni dönemin resmi açılışı bence. Münferit bir olay olarak geçiştirmemek, Beşiktaş'a özgü bir gelişme olarak da nitelememek gerekir bu cinayeti çünkü bomba, BJK'nin kucağında patlayana kadar herkesin elinden bir kez geçmiştir. Ali Sami Yen'de bağımsız takılan okumuş çocukların "Yürüyedur" u, sert abilerin ikna kabiliyetiyle (!) bir anda dağılıp gitmişti. Geçen sezon Şükrü Saracoğlu'nda genç bedenine giren çeliğin, çıkarken canları yanında götürmemesi biraz da şans sayesindeydi. Tribündeki gücü, rantı ele geçirme mücadelesi sonunda, farklılıkları süremiyorsa yok etme noktasına geldi. Farklılıkların kaynaştığı sevda diyarları tribünleri, farklılıklara yaşam şansı verilmeyen, rantın egemen olduğu tehlikeli alanlara dönüştüren herkese, yöneticisine, taraftarına, basınına, gerekli tedbiri almayan polise söylenecek bir şey kalmadı artık. Çünkü manevi diyar, maddiyata yenildi... Çünkü Churchill'in "Bir damla petrol bir damla kandan kıymetlidir" demesi gibi bir bilet bir candan değerli hale geldi... Değişim gerçekleşti...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
